İnsanlar karınlarından konuşmakla hem düşüncelerini mantıklarının baskısı altında tutmak gibi bir rahatsızlıktan kendilerini sıyırmış oluyorlar, hem de dünyanın mantıkla yönetilebileceği üzerinde direnen felsefe bezirganlarına kesin sonuçlu bir protesto çekmiş bulunuyorlardı.
Karından düşünmek kişioğluna dünyanın bütün nimetlerini açıyor, yağmayan yağmurları yağdırıyor, geceleri gündüze çeviriyor, doğuşla ortaya çıkan yaratılış ayrımlılığını giderek vurdumduymaz bir adamın, bilgili, görgülü kişilerle bir tutulmasını sağlıyordu.
Dahası, kimi zaman, çok ileri de gidiyor, bir bunağı, bir andavallıyı, bir sado - mazoisti aydınların buyurucusu katına çıkarıveriyordu.
Doğrusu, bu durumdan, bilginler, profesörler, yazarlar da pek memnundular. Onlar da kitaplarını çabucak, bir gecede, bir saatte, bir dakikada karalıyıveriyorlar, ünlerini, zenginliklerini hemencecik arttırma mutluluğuna erişiyorlardı.