İzin verilmeyen duygular, yaşanan olayı hatırlatan en ufak bir sökük bulsunlar hele. Senin içinden habersizce, hatta sinsice dışarı çıkıyorlardı. Oysa suçlarken bulduğun karşındaki, senin bir yansımandan başka bir şey değildi.
Çatışma ona göre değildi, kızıyla yaşadığı tartışma onu bildiği tek yere, kendi duvarlarının içine döndürmüştü. İlişkiyle regülasyon bilmeyen herkes gibi kendini televizyonla, telefonla, kitapla regüle ediyordu.
Hep bir şeyler eksik. Bazen bir anı, bazen bir his, bazen kendilik. Ve bazen de bir kelime, bir imge ya da bir yaşam. Yaşamın içinde bir düşünce. Düşüncenin sonunda bir eylem. Eylemin yanında bir isyan. Eksik olan, içimizde bir boşluk suretinde var oluyor.