Ama insan ne bilsin, kendini tek sanır; kanını yalnız akıtmaya, yarasını yalnız sarmaya, sancısını bir başına çekmeye çalışırdı. Halbuki bir başkasının içini açsa, bir görse orayı, yalnız olmadığını anlayacaktı.
İnsan çok aşıkken, koca hayat kalbin sesiyle geçer, boyna ağırlık yapmaktan başka bir işe yaramayan kafa hiç lazım olmaz sanıyor. Sonra kalbin çırpınışı zayıflayınca ne yapacağını şaşırıyor.
Acı çekmenin insanı temizleyen bir yanı olduğuna inanırdın galiba; kendini kanatarak günahlarından arınmaya çabalayan sofular gibi yaralarında nefeslenirdin. Mutluluğa atılmış adımlarla alay ettin hep, onları küçümsedin. Oysa yaralarıyla değil, kabuklarıyla olgunlaşır insan dediğin.