Ruh, karanlık mıdır gerçekten? Yoksa karartılmış mıdır? Saklanmış mıdır? Saklatılmış mıdır? Kendimize mi saklatılmıştır? Bir süre sonra kendimiz bile bulamayız onu içimizde. Şeytan aldı götürdü, ben neredeyim? Satamadan getirdi? neredeyim ben? bu ben miyim? Şeytan aldı götürdü. Getirdiğinde artık ben, ben değilim. Kendimiz bile bulamayız onu içimizde, aranır dururuz. Sonra temizlik, titizlik, takıntılarımız, aşırı düzenlilik, saplantılarımız, gündelik hayatı kendimize zehir etmek için bulduğumuz bir yığın ayrıntıyı bulur çıkarırız. Artık başkalarına gerek yoktur, şeytana gerek yoktur. Kendi başımıza bizi bırakmıştır. Nasıl olsa biz kendimizi gözleriz.
Gözlüyorum. Gözetliyorum. Kendimi. Beni. Hep başkalarının gözüyle. Kendi gözlerim oldu mu benim? Bu yüzden kendim, kendime başka biriymişim gibi görünüyorum. Nasıl başlamıştı bu? Kendimi bir başkasıymış gibi gözlüyorum. Hep bunu yaptım. Ama taşamadım kendimden. Kendimin dışına çıkamadım. Buzlu camlar kuşatmıştı içimi. İçim bende kaldı...