Roman tahmin edilebilir bir içeriğe sahip, net ve kolay anlaşılır bir dille oluşturulmuş. Benzer hikayeleri daha önce çok okumuş olabilecek okurlar için basit ve sıradan gelebilir. Sıradanlığın yanında bizim coğrafyamızda çokça da yaşanmakta olan bir hikaye. Bu adaletsiz dünyada bir şeyleri değiştirebilmek zor ama imkansız değil. Kendini her gün yenilemeye devam eden kırıldığı yerden güçlenerek kalkan ve devam eden tüm insanlara teşekkürler...
Birçok insan kendi başına var olmayı beceremediği için evlenmiyor muydu? "İnsan sosyal varlıktır", "Yalnızlık Allah'a mahsustur", "Sürüden ayrılanı kurt kapar" cümleleri anlaşılabilirdi ama neden bir Allahın kulu da çıkıp insanın kendi başına var olabilmeyi becermesinin önemini anlatmıyordu? Aristoteles bile "Yalnızlıktan hoşlanan ya vahşi hayvandır ya da Tanrı," demişti. Tanrı olmadığıma göre elimde kalan yegâne varoluş seçeneği vahşi hayvanlık mıydı? Kendi kendine kalmayı başaramayan bir insanın sevgisi de şaibeli değil miydi? Gerçek sevgi ancak yalnız kalmayı becerebilen iki insan arasında mümkün değil miydi? Bağımlı olmadan bağlı olmakla ilgili değil miydi? Sırf bağımlı olduğun için bir başkasıyla aynı yastığı paylaşmak dünyanın en yalnız uykusunu uyumak değil miydi?