Zamanı gerektiği gibi kullanamadığımız için yaşam bizi yoruyor. Öyle ki zamanında dile getirilemeyen her söz, yapılamayan her davranış ve vakti geldiğinde hareket etmeyen her tren yoruyor bizi. Acaba her söz zamanında dile getirilse her şey zamanında yapılsa trenler zamanında yol alsa yine de yorar mıydı yaşam bizi? Zaman geçtikçe mi anlıyoruz bunu yoksa anlamaya başladıkça mı yoruluyoruz? Yoruldukça coşkumuzu kaybedip durağanlaşıyor muyuz? Ancak şu da bir gerçek ki mücadele gücünü kaybeden insan yaşamın zorluklarina karşı koyamaz, kendini yaşam seline kaptırıverir.