Ah ne olursa olsun bu canlılığın içine dalmalıydım, başkalarının bu nabız gibi atan, gülen, soluk alan tutkusuna bir şekilde ben de katılmalıydım, ne olursa olsun ben de içlerine karışmalı, damarlarında akmalıydım; kalabalığın ortasında iyice küçülmeli, adsızlaşmalıydım, dünyanın kirinin içinde bir tekhücreliden ibaret kalmalıydım, on binlerle birlikte çamurların içinde zevkten titreyerek kıvılcımlanan bir yaratık olmalıydım ne olursa olsun bu bereketin, bu atmosferin içine atlamalı, kendimi kendi gerginliğimden bir ok gibi fırlatmalıydım bilinmeyenin içine doğru, beraberliğin göklerine doğru.
Size ait değilim artık, içinizden biri değilim, ama yükseklerde ama diplerde dışınızda bir yerlerdeyim, fakat asla ve asla sizin burjuva refahınızın düz kumsallarında değilim artık.