Öncelikle şunu belirtmek isterim, buranın kitap platformu olduğunu bilsem de bu durum hakkında sessiz kalmak bence haddim değil.
Önce genel başkanın saçma bir sebeple görevden alınması, ardından da genel binaya saldırı girişimi. Ve bunların normal olduğunu, yapanların haklı olduğunu düşünen bir toplum algısı. Gelecekte bana, bize, gençliğe emanet olan bu ülkenin geleceğini göremiyorum. Savaşlar, kurtuluşlar, mücadeleler atlatmış bu ülkeyi bu halde görmek içimdeki huzursuzluğu büyütüyor. Bir yönetme hırsıyla yapılan bu saldırılar yüzünden zarar gören parti ve basın mensuplarından, sivil halktan; bunları yapan ve destekleyenler sorumludur. İçerideki kapalı ortama atılan biber gazının zarar verdiği bütün basın mensupları, zorla dışarı çıkarıldı. Bu sizce onların iyiliği için mi yapıldı? Sanmıyorum. Atatürk'ün, Atamızın bize emaneti olan bu partinin bu hale gelmesi içler acısı bir durum. 1. parti olmayı başardı diye partiye düzenlenen bu saçma saldırı, kesinlikle bir kişinin hırsı ile yapılan ve değişime yol açmaya çalışan bir zihniyetin eseridir. Bunu destekleyenler ve sessiz kalanlar, bu değişim ve saldırılara sebep olan zihniyetler arasındadır. Ben genç yaşıma rağmen bunlara şahit oluyorsam, gelecekte yaşayacağım ve Atamın bize bıraktığı bu vatanı bu halde görüyorsam, konuştuğum için suçlanamam. Okuyorum, yazıyorum, ama ülkenin geleceğini göremiyorum. İçerideki vatandaşlar ve parti/basın mensupları zarar görüyor, sizce sırf bir kişinin saçma zihniyeti için değer mi? Değmez.
Muhtemelen bu postun altında bana karşı çıkacak şahıslar olacaktır. Onlara şuradan cevap yazmak istiyorum, sizin istediğiniz iktidar yönetimde kalsın diye halk bunları yaşıyorsa, bu ülke bitmiş demektir.
Postu Atatürk'ün bir sözü ile bitirmek istiyorum.
"Eğer bir gün bana tekrar ihtiyaç duyarsanız, o