Berfinnn

Cumhuriyet diyecektim, devrimler diyecektim, Türkiye'de kadınların seçme seçilme hakkını Avrupa'daki birçok ülkeden önce aldığını , üniversite hocalarının yüzde kırkının kadın olduğunu anlatacaktım. Bu ülkede yarım asırdan beri fes giyilmediğini , erkeklerin dört kadınla evlenmediğini , Türklerin Arap olmadığını, İstanbul'da çöller ve develer bulunmadığını , kışın soğuktan herkesin kıçının donduğunu ve bunlar gibi bir sürü cümleyi ardı ardına sıralayacaktım.
Reklam
Bu arada bütün yasal haklara rağmen pek çok kadının hâlâ dayak yediği,kadın sığınma evlerinin dolup taştığı , doğuda genç kızların aile meclisi kararıyla idam edildiği gerçeklerini saklayacaktım elbette. Çünkü bunları konuşmak milli gururuma dokunuyordu.
Nerdeydi ? Buraya ne yapmaya gelmişti ? Karşısındakiler kimdi ?
Konuşmaya ne lüzum vardı?
Bir zamanlar birbirlerinden , birbirlerini kaybetmek ihtimalinin korkusunu çekmiş olmasalar , belki de birbirleri için ne kadar kıymetli olduklarını hâlâ bilmeyeceklerdi.