"Modern zamanın oyalayıcı şemsiyelerini aradan kaldırıp göğsümüzü yağmura tutmak zorundayız. Bunu ahdimizi tazelemek ve tazelenmek için yapmalıyız. Çünkü yağmur Rabbimizin yanından geliyor, onun ahdi çok yeni!"
| Gökhan Özcan, Denizi Yutan Balık, sayfa 69
Büşra
@Berceste__
·
Herkes yağmurdan kaçarken O (sav) cellabesini yağmura tutar; sahabe sorar: "Ya Resûllullah ne yapıyorsun?" Der ki: "Onun ahdi benimkinden daha taze."
Kendini kendi hikâyesinin yabancısı, çok daha parlak başka hikâyelerin kahramanı olarak vehmetmek, bütün ömrünü böyle boş bir hayale sarılarak yaşamak hikayesiz kalmak demek aynı zamanda. Elindekini yaşamadan yitirmek ve sayılı nefeslerini elinde olmayanı, olmayacak olanı bekleyerek tüketmek demek...
Bu devrin en tahrip edici, en dramatik yanılgılarından biri, gerçek bilgi ve kanaatlerin, onlara erişmek için hiçbir gayreti olmayan kalabalıkların elinin altında hazır bulunduğuna hepimizin az ya da çok inanmış olmamızdır. Bizler her geçen gün biraz daha büyüyen bir teslimiyetle bu yeni zihinsizlik düzenine uyuyor; bilmemiz icap eden her seyi kolayca biliyor olduğumuz vehmi ve o vehmin verdiği ağır sarhoşlukla, bilgisiz, izansız, idraksiz yaşamaya alıştırıyoruz kendimizi.
Allah'ı hayatın merkezine koymayan ve bizi dünyayla fazlasıyla meşgul ederek hakikati aramaktan alıkoyan bir hayata alışmakta ve yerimizi ısıtmakta bizim için büyük tehlikeler vardır.