Zihnimde izleri bile olmayan hareketlerin, dudaklarımda şekillendirmek için daha düşünmediğim kelimelerin, sonuna dek düşlemeyi unuttuğum düşlerin kuyusuyum.
Yaşamımın tüm hapsedilmiş acıları, duygusuz gözlerimin önünde her günü dolduran rastlantısal durumlarda giydiği doğal mutluluğun elbisesini çıkartıyor. Sıklıkla mutlu ve neşeliyken hep hüzünlü olduğumu fark ediyorum.
Ne zaman bir ölü beden görsem, ölüm bana ayrılış gibi gelir. Ceset, arkada bırakılmış bir elbise gibidir. Birisi gitmiştir ama ona uyan tek elbiseyi geride bırakmıştır.