Bir tahta bavulla çıktım yola ben
İçinde umutlar, içinde sızı
Hangi limanlara uğradım bilmem
Sildim alnımdaki kara yazıyı.
Gurbet akşamları çöker üstüme
Hüzün yağmurları yağar derinden
Kimse sormaz neden, niçin, kime?
Bir haber gelmedi seher yerinden.
Zaman bir yolculuk, dünya bir durak
Menzile varmaya az kaldı hancı
Yollar mı tükendi, derman mı uzak?
İçimde dinmeyen eski bir sancı.
Gidiyorum işte, göründü liman
Bir tahta bavulda kaldı her şeyim
Ne bir dost, ne bir yar, ne de bir zaman
Ben bu yolculuğun garip eşiyim.