Aşka Dair Nesirler

·
Okunma
·
Beğeni
·
26,7bin
Gösterim
Adı:
Aşka Dair Nesirler
Baskı tarihi:
Ocak 2008
Sayfa sayısı:
276
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752895249
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Aşka Dair Nesirler
Aşka Dair Nesirler
"Gelme diyecektim, geldim. İyi ettim geldiğine. Nerdeyiz? Bir şehir yanıyor, dikkat et. Tutuşabiliriz, işte ilk ateş gözlerine düştü, sonra dudaklarına, saçlarının arasına kıvılcımlar doldu ışıl ışıl.
Yanıyorsun, yanıyorum, yanıyoruz.
Aramakla yetinsek bunlar gelmeyecekti başımıza. Yine de memnunum. İyi ettin geldiğine. Taş olup kalmaktansa, ağaç olup yanmak iyi. Ellerini ver, ellerini. Öpüşmeye susadım. Tırnak uçlarından öpmeye başlayacağım seni. Titreme, yanıyorsun."
276 syf.
·Puan vermedi
Habersiz gelen hüzünlerde boğulduk.

Nice sevgilerin, hüzün yağmurunda toprağa karıştığını gördük.

Toprak olduk ve özümüze döndük.
*
Ümit Yaşar Oğuzcan 'dan okuduğum ilk kitap.

Kendisini yaşayarak cezalandıran bir şair.
Adının tam zıttı bir yaşantıyla karşımızda.
Ümitsiz yaşayanların duyguları var bu kitapta.

Yüzü gülen, mutsuz insanlar bu kitap size göre.
Sahibini arayan mektuplar sahipsiz kalmasın.
Sizde okuyun ve kendinizi ait hissettiğiniz mektubu alın.
*
Keyifli okumalar dilerim.
276 syf.
''Güzeldin, ama önce iyiydin. Elbette seni yazacaktım..''


Kaç zamandır kendi yalanlarım içinde kayboluyorum. Bir türlü kendime yediremiyorum gerçeği. Her ne kadar gerçek olanı bilsem de kendimi kandırmakta bir numarayım. Niye mi? Mazoşistlik bünyeme işlemiş. Artık ne yaparsam yapayım çıkar yolum hep aynı “üzüntü, stres, güvensizlik”. Hayat ne çok zorluk çıkardı karşıma, yüzlerce cevaplarını bir türlü öğrenemediğim sınavdan geçtim. Hadi her şeyi geçtim. Bir gün karşıma biri çıkıyor ve onu sahipleniyorum. Kısa zamanda her şeyim oluveriyor o kişi. Ve bilindik klişe laflar “beni bırakma, ben seninle mutluyum, sen varken sevgiliye asla ihtiyaç duymuyorum” ve ben bunlara inanıyorum olmayacağını bile bile. Öyle çok güveniyorum ki “o yapmaz, asla beni üzmez” diyorum. Tamam diyorum bu sefer tamam , sonunu dilim varmıyor söylemeye , aklım almıyor, kabullenemiyor, dudaklarımdan dökülmüyor , mantık dışı, kalbime aykırı ama…
Nedenini bilmediğim bir şekilde başlıyorum sürekli umut etmeye, o da seviyor, çekiniyor, kaybetmekten korkuyor, bu sefer hata bende. Ciddi düşünüyor, belki de beni kıskandırıyor…Ve onlarca, yüzlerce ve binlerce umut; beni olduğum yerde bırakıyor, karşıma geçiyor ve bir güzelce fantastik hayalleri de peşi sıra dizip önüme günlerce, aylarca ve yıllarca oyalıyor beni..
Hele ki, niyetini sorgulamadıysam, yerimden kıpırdayamıyor hissedemiyor ve göremiyorum. Duymuyor, hayattan kopuyorum.
Yine aynı acı gerçek eminim artık beni sadece eğlence olarak görüyor...
Peki, ne oluyor sonu? Yine hüsran. Hayatın bir sınav olduğunu bile bile kendi hayatımla oynuyor kendi sınavımdan kalıyorum. Bir kanepede dalıp gidersin de kimse gelmez üstünü örtmeye ya aynen işte böyle..Tek bildiğim gerçek var ki yarınım asla değişmiyor.. Her başlangıcın sonu bitiştir aslında, her ne kadar istemesem de. Benim için mutlu son diye bir şey yok asla. Ne zaman tam anlamıyla mutlu olabilmişim? Mutlaka beni üzen kişiler çıkıyor, beni yok etmek isteyen, hayatımla oynamak isteyen, dalga geçip eğlenmek isteyen bir sürü kişi oluyor. Neden bir başkasının sustuklarını konuşmak hep bana kalıyor? Canım acıyor hep sürekli bıkmışlıktan. İnsan bir kişiye güvenemez mi hiç? Neden insanlar bu kadar değişken olur ki? Ne isterler benden, mutluluğumdan? Oysa sevilesi, güvenilesi ne güzel şeyler var ki hayatta. Mesela kitaplardaki karakterlere güvenebilirim. Onlar hiç gitmezler, onlar hiç üzmezler beni. Beni sürekli mutlu kılabilir, mutlu edebilirler. Ya da bir şarkının umut veren dizelerine ezgilerine sığınabilirim. Gitmek istiyorum hep hiçbir şey olmayacağını bile bile. Gitmek istesem geride bıraktıklarıma üzülüyor, kalmak istesem bu sefer de yalanlarla dolu bir kuyuda buluyorum kendimi. Kaçmaya bile çalışamıyorum her şeyi bildiğim halde. Çok yoruldum, her şeyden sıkılmış başımı almış, umudumu kesmişim. Bir kelebek benden kısa yaşamıyormuş meğerse .. İnsanların tek yaptığı güven duygusuna hala inanmakta ısrar ede ede kendimi bitirmişim.
Gitmekle kalmak arasında bir arafta hayatım film şeridi gibi izletilirken yaşadıklarım hep çok acıklı diyeceğim. .Günler geçiyor. Günler koşar adım. Günleri tutamıyorum. Okuyorum. Yazıyorum. Niyetlerin dilini sökmeye çalışıyorum. Ve ölene kadar böyle yaşamakla mükellefim ve kimse bana hayat güzel demesin, asla inanmıyorum..
Gökyüzü Güneş olsa
''Ne dedimse inanma
Seni değil kendimi aldatıyorum
Sen istediğin kadar
Varlığın ta kendisi ol
Ölümsüzlüğün ta kendisi
Ben günden güne yok olmaktayım
Bütün ışıkları kaldırıp attım bir yana
Anlamıyor musun?
Gökyüzü güneş olsa
Sensiz karanlıktayım''
https://www.youtube.com/...amp;feature=youtu.be
Keyifli okumalar.
276 syf.
·2 günde·Puan vermedi
24 Kez İntihar Eden Ümit Yaşar'ı, yaşarken ölüme mahkum eden oğlu, “Baba öyle intihar edilmez, böyle edilir." diyerek hayatına son veriyor. Ümit Yaşar Oğuzcan için en büyük intaharda yaşarken ölmek oluyor.

Kitap şiir ve mektuplardan oluşuyor. Şiirlerinin çoğu ölüm temalı, fakat mektupları aşk ile dolu. Ne kadar zıt konular içersede. İkisinin yaralarını taşıyan adam aynı.

"Bir gün her şey düzelecek," dedi. Gerçekten bir gün her şey düzelecek miydi? Yoksa düzelecek olan her şey miydi?


Mektuplarını adadığın kadına kavuştun mu? sonunda bilemiyorum ama aşkın bize kavuştu. Artık biz yaşatacağız onu. Güzel seven adam. Benim için çok özel bir yerin var artık. Olur da bir gün aşık olursam senin aşkının büyüklüğünden besleneceğim. Ve bütün şiirlerimi ona adıyacağım...
276 syf.
·6 günde·8/10 puan
Hep alıntılarını görür ve çok merak ederdim Ümit Yaşar’ı. Sonunda okuma fırsatı buldum ve çok beğenerek okudum. Şiirlerinin hepsi birbirinden güzeldi ama Karanlığın Gözleri şiirini tekrar tekrar okudum.
Şiirlerden sonra Sahibini Arayan Mektuplar, Hüzün Şarkıları ve Mihriban’a Mektuplar var. Öyle bir aşkla, öyle bir bağlılıkla yazılmış ki bu mektuplar insan hayrete düşüyor. Kimmiş bu Mihriban, nasıl bir kadınmış diye düşünüyor. Yazar öyle bir anlatmış ki, her mektubun sonunda iç sesiniz “vay be” demeden edemiyor.
276 syf.
Ümit Yaşar Oğuzcan'ın öldükten sonra yazılarının toplanmasıyla ortaya çıkmış sevme kitabı. Ölmeden önce özellikle Mihriban'a yazdığı şiirlerin hiçbir yerde yayınlanmasını istememesine rağmen, bu kitapta yer almışlardır.

Mutluyken de, hüzünlüyken de, aşıkken de, ayrılık acısı yaşarken de her daim size bir şeyler katabilecek, size yol gösterebilecek şairdir kendileri. Ayrıca oğlunun intiharı üzerine yazdığı şiirini ne zaman okusam, ağlamama neden olan o güzel insan. Onu araştırırken Cemal Süreya'ya, Turgut Uyar'a, Edip Cansever'e rastladım. Değil 5 cümle kitaplara dahi sığmayacak bir insandır kendisi.

İyi ki yaşamış. İyi ki şiirleriyle tanışmışım. Kesinlikle okunsun. Keyifli okumalar diliyorum! :)
276 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
“Sen nasıl yıllardır onu aramış ve bulmuşsan; o da bir başkasını arıyor. Belki yarın bulacak. Ne değişir? Sen değilsin onun aradığı.”
İtiraf etmem gerekir. Bu kitabı çok önceleri almıştım. Ancak bir iki dizesini okuyup yarım bırakmıştım. Şimdi anlıyorum ki bazı kitapların doğru zamanda karşımıza çıkması da kaderin bir cilvesi.
‘Kürk Mantolu Madonna’ kitabı benim için nasıl bir dönüm noktası oluşturmuşsa, bu kitap da yine öyle bir ufku açtı bana. Bazı kitapların insanın karşısına çıkması kesinlikle tesadüf değil.
Ümit Yaşar Oğuzcan kesinlikle hayata çok farklı pencereden bakan bir insan. Okuduğunuzda bunu çok net anlıyorsunuz. Bir cümleyle bir hayatı anlatabildiği kendine has tarzıyla insanı etkiliyor. Bazen hiç acımasızca da olsa insanı kendine getiren sözleri var. Zaten insanın kendisine gelebilmesi için bazen bir şoka ihtiyacı oluyor, işte bu kitap da öyle bir eser.
Okuyana kesinlikle çok önemli şeyler katıyor. Umarım sizin için de en doğru zamanda karşınıza çıkar. Keyifle okuyun.
276 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Aşk üzerine söylenebilecek ne kadar cümle varsa söylemiş Ümit Yaşar..Yeri de çok başkadır bende...Her zaman bana Aşkın nasıl bir gücü olduğunu anımsatır...Her okuyuşumda intihara sürükleyen AŞK dizelerinin arasında kaybolurum....Aşka inanmayanların bile kendini bulabildiği bir kitap Aşka Dair Nesirler....Hem şiirlerine hem de nesirlerine yer verilmiş..Aşka Aşık her kişinin nasipleneceği bir şiiri ,cümlesi mutlaka var..Çok sevdiğim dizeleriyle de incelememi bitiriyorum...

''Tanrının bıraktığı yerden biz başlayalım
Üç milyar insanın yarısını sen öldür yarısını ben
Üç kişi kalsak yetişir yeryüzünde
Yaklaş bana
Seninle kardeş değiliz..''
276 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Aslında bu incelemeyi yazıp yazmamak konusunda çok emin değilim. Kitabı okuyalı yaklaşık 4 ay oldu ama hala etkileri üstümde. İtiraf etmeliyim bir ara yazara aşık olucam diye çok korktum, bu denli büyük bir aşk yaşamış olması(ki bu şiirler ve mektuplar kime yazılmış hâlâ bilinmiyor), duygularını böyle güzel anlatmış olması beni çok etkiledi. Nasıl tanıştık bilmiyorum ümit Yaşar Oğuzcan ile,ama iyi ki çıktı bu büyük yazar karşıma. aslında elimde olsa bu kitabı kimseye okutmaz sadece kendime saklardım ama bunu başarmam imkansız olduğuna göre en azından bir kaç kişinin okumasına neden olayım dedim:) inceleme yazmamamın tek nedeni buydu aslında biraz bencillik yapmış olabilirim affedin:) bence bir an önce sizde tanışın ümit Yaşar Oğuzcan ile, herkese keyifli okumalar şimdiden, her satırda kaybolma, şaşırma ve beğeni garantisi verebilirim..:)
276 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Okurken kelimelerin arasında kayboluyor insan. Şiir okumayı sevenler hiç düşünmemeli. İçerisinde çok güzel nesirler de mevcut.Ümit Yaşar Oğuzcan şiirleri mutluyken de, aşıkken de, ayrılık acısı yaşarken de her daim size bir şeyler katabilecek türden şiirler.

"ne dedimse inanma
seni değil kendimi aldatıyorum
sen istediğin kadar
varlığın ta kendisi ol
ölümsüzlüğün ta kendisi
ben günden güne yok olmaktayım
bütün ışıkları kaldırıp attım bir yana
anlamıyor musun?
gökyüzü güneş olsa
sensiz karanlıktayım"
276 syf.
Ümit Yaşar gerçekten çok yetenekli bir yazar zaten. İçerisindeki şiirler okurken duygulandırıyor hiçbir derdiniz olmasa bile bu şiirleri okuyup depresyona girebilirsiniz :D

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşka Dair Nesirler
Baskı tarihi:
Ocak 2008
Sayfa sayısı:
276
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752895249
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Aşka Dair Nesirler
Aşka Dair Nesirler
"Gelme diyecektim, geldim. İyi ettim geldiğine. Nerdeyiz? Bir şehir yanıyor, dikkat et. Tutuşabiliriz, işte ilk ateş gözlerine düştü, sonra dudaklarına, saçlarının arasına kıvılcımlar doldu ışıl ışıl.
Yanıyorsun, yanıyorum, yanıyoruz.
Aramakla yetinsek bunlar gelmeyecekti başımıza. Yine de memnunum. İyi ettin geldiğine. Taş olup kalmaktansa, ağaç olup yanmak iyi. Ellerini ver, ellerini. Öpüşmeye susadım. Tırnak uçlarından öpmeye başlayacağım seni. Titreme, yanıyorsun."

Kitabı okuyanlar 1.719 okur

  • Züleyha
  • Arzu Nur Dalgın
  • Aslı Su Gök
  • eLif
  • Rabia Özgören
  • Çανяєşαмıи
  • saki
  • Ezgi Demir
  • Börte
  • Duru dik

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%4.4
13-17 Yaş
%4.4
18-24 Yaş
%32.2
25-34 Yaş
%35.6
35-44 Yaş
%17.8
45-54 Yaş
%3.3
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.9
Erkek
%31.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%47.5 (264)
9
%21.9 (122)
8
%15.6 (87)
7
%4.5 (25)
6
%2.9 (16)
5
%2.3 (13)
4
%0
3
%0
2
%0.4 (2)
1
%0.4 (2)

Kitabın sıralamaları