Adı:
Aşka Dair Nesirler
Baskı tarihi:
Ocak 2008
Sayfa sayısı:
276
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752895249
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
"Gelme diyecektim, geldim. İyi ettim geldiğine. Nerdeyiz? Bir şehir yanıyor, dikkat et. Tutuşabiliriz, işte ilk ateş gözlerine düştü, sonra dudaklarına, saçlarının arasına kıvılcımlar doldu ışıl ışıl.
Yanıyorsun, yanıyorum, yanıyoruz.
Aramakla yetinsek bunlar gelmeyecekti başımıza. Yine de memnunum. İyi ettin geldiğine. Taş olup kalmaktansa, ağaç olup yanmak iyi. Ellerini ver, ellerini. Öpüşmeye susadım. Tırnak uçlarından öpmeye başlayacağım seni. Titreme, yanıyorsun."
276 syf.
''Güzeldin, ama önce iyiydin. Elbette seni yazacaktım..''


Kaç zamandır kendi yalanlarım içinde kayboluyorum. Bir türlü kendime yediremiyorum gerçeği. Her ne kadar gerçek olanı bilsem de kendimi kandırmakta bir numarayım. Niye mi? Mazoşistlik bünyeme işlemiş. Artık ne yaparsam yapayım çıkar yolum hep aynı “üzüntü, stres, güvensizlik”. Hayat ne çok zorluk çıkardı karşıma, yüzlerce cevaplarını bir türlü öğrenemediğim sınavdan geçtim. Hadi her şeyi geçtim. Bir gün karşıma biri çıkıyor ve onu sahipleniyorum. Kısa zamanda her şeyim oluveriyor o kişi. Ve bilindik klişe laflar “beni bırakma, ben seninle mutluyum, sen varken sevgiliye asla ihtiyaç duymuyorum” ve ben bunlara inanıyorum olmayacağını bile bile. Öyle çok güveniyorum ki “o yapmaz, asla beni üzmez” diyorum. Tamam diyorum bu sefer tamam , sonunu dilim varmıyor söylemeye , aklım almıyor, kabullenemiyor, dudaklarımdan dökülmüyor , mantık dışı, kalbime aykırı ama…
Nedenini bilmediğim bir şekilde başlıyorum sürekli umut etmeye, o da seviyor, çekiniyor, kaybetmekten korkuyor, bu sefer hata bende. Ciddi düşünüyor, belki de beni kıskandırıyor…Ve onlarca, yüzlerce ve binlerce umut; beni olduğum yerde bırakıyor, karşıma geçiyor ve bir güzelce fantastik hayalleri de peşi sıra dizip önüme günlerce, aylarca ve yıllarca oyalıyor beni..
Hele ki, niyetini sorgulamadıysam, yerimden kıpırdayamıyor hissedemiyor ve göremiyorum. Duymuyor, hayattan kopuyorum.
Yine aynı acı gerçek eminim artık beni sadece eğlence olarak görüyor...
Peki, ne oluyor sonu? Yine hüsran. Hayatın bir sınav olduğunu bile bile kendi hayatımla oynuyor kendi sınavımdan kalıyorum. Bir kanepede dalıp gidersin de kimse gelmez üstünü örtmeye ya aynen işte böyle..Tek bildiğim gerçek var ki yarınım asla değişmiyor.. Her başlangıcın sonu bitiştir aslında, her ne kadar istemesem de. Benim için mutlu son diye bir şey yok asla. Ne zaman tam anlamıyla mutlu olabilmişim? Mutlaka beni üzen kişiler çıkıyor, beni yok etmek isteyen, hayatımla oynamak isteyen, dalga geçip eğlenmek isteyen bir sürü kişi oluyor. Neden bir başkasının sustuklarını konuşmak hep bana kalıyor? Canım acıyor hep sürekli bıkmışlıktan. İnsan bir kişiye güvenemez mi hiç? Neden insanlar bu kadar değişken olur ki? Ne isterler benden, mutluluğumdan? Oysa sevilesi, güvenilesi ne güzel şeyler var ki hayatta. Mesela kitaplardaki karakterlere güvenebilirim. Onlar hiç gitmezler, onlar hiç üzmezler beni. Beni sürekli mutlu kılabilir, mutlu edebilirler. Ya da bir şarkının umut veren dizelerine ezgilerine sığınabilirim. Gitmek istiyorum hep hiçbir şey olmayacağını bile bile. Gitmek istesem geride bıraktıklarıma üzülüyor, kalmak istesem bu sefer de yalanlarla dolu bir kuyuda buluyorum kendimi. Kaçmaya bile çalışamıyorum her şeyi bildiğim halde. Çok yoruldum, her şeyden sıkılmış başımı almış, umudumu kesmişim. Bir kelebek benden kısa yaşamıyormuş meğerse .. İnsanların tek yaptığı güven duygusuna hala inanmakta ısrar ede ede kendimi bitirmişim.
Gitmekle kalmak arasında bir arafta hayatım film şeridi gibi izletilirken yaşadıklarım hep çok acıklı diyeceğim. .Günler geçiyor. Günler koşar adım. Günleri tutamıyorum. Okuyorum. Yazıyorum. Niyetlerin dilini sökmeye çalışıyorum. Ve ölene kadar böyle yaşamakla mükellefim ve kimse bana hayat güzel demesin, asla inanmıyorum..
Gökyüzü Güneş olsa
''Ne dedimse inanma
Seni değil kendimi aldatıyorum
Sen istediğin kadar
Varlığın ta kendisi ol
Ölümsüzlüğün ta kendisi
Ben günden güne yok olmaktayım
Bütün ışıkları kaldırıp attım bir yana
Anlamıyor musun?
Gökyüzü güneş olsa
Sensiz karanlıktayım''
https://www.youtube.com/...amp;feature=youtu.be
Keyifli okumalar.
276 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
“Sen nasıl yıllardır onu aramış ve bulmuşsan; o da bir başkasını arıyor. Belki yarın bulacak. Ne değişir? Sen değilsin onun aradığı.”
İtiraf etmem gerekir. Bu kitabı çok önceleri almıştım. Ancak bir iki dizesini okuyup yarım bırakmıştım. Şimdi anlıyorum ki bazı kitapların doğru zamanda karşımıza çıkması da kaderin bir cilvesi.
‘Kürk Mantolu Madonna’ kitabı benim için nasıl bir dönüm noktası oluşturmuşsa, bu kitap da yine öyle bir ufku açtı bana. Bazı kitapların insanın karşısına çıkması kesinlikle tesadüf değil.
Ümit Yaşar Oğuzcan kesinlikle hayata çok farklı pencereden bakan bir insan. Okuduğunuzda bunu çok net anlıyorsunuz. Bir cümleyle bir hayatı anlatabildiği kendine has tarzıyla insanı etkiliyor. Bazen hiç acımasızca da olsa insanı kendine getiren sözleri var. Zaten insanın kendisine gelebilmesi için bazen bir şoka ihtiyacı oluyor, işte bu kitap da öyle bir eser.
Okuyana kesinlikle çok önemli şeyler katıyor. Umarım sizin için de en doğru zamanda karşınıza çıkar. Keyifle okuyun.
276 syf.
·Beğendi·9/10
Aslında bu incelemeyi yazıp yazmamak konusunda çok emin değilim. Kitabı okuyalı yaklaşık 4 ay oldu ama hala etkileri üstümde. İtiraf etmeliyim bir ara yazara aşık olucam diye çok korktum, bu denli büyük bir aşk yaşamış olması(ki bu şiirler ve mektuplar kime yazılmış hâlâ bilinmiyor), duygularını böyle güzel anlatmış olması beni çok etkiledi. Nasıl tanıştık bilmiyorum ümit Yaşar Oğuzcan ile,ama iyi ki çıktı bu büyük yazar karşıma. aslında elimde olsa bu kitabı kimseye okutmaz sadece kendime saklardım ama bunu başarmam imkansız olduğuna göre en azından bir kaç kişinin okumasına neden olayım dedim:) inceleme yazmamamın tek nedeni buydu aslında biraz bencillik yapmış olabilirim affedin:) bence bir an önce sizde tanışın ümit Yaşar Oğuzcan ile, herkese keyifli okumalar şimdiden, her satırda kaybolma, şaşırma ve beğeni garantisi verebilirim..:)
276 syf.
Birçok kamburcu, sözde şiir hokkabızı insan; Ümit Yaşar Oğuzcan'ı basite alarak şiiri basitleştirdiğini söylüyor. Fakat aşkın en yalın halini ve acıların en sığ yanını imgeleyen bu dertli şair; oğlunun intiharı ardından kaleme aldığı şiir ile diğer şiirleri arasındaki tesiri koruyabilmiş, kısacası şiirlerinin kahir ekseriyetini kalp merkezinden inkişaf eden duygularla yazmış bir şairdir.

Ümit Yazar Oğuzcan, şiiriyle beni ağlatan ilk şairdir. Kıymetini bilmeli, yudum yudum okumalı.

Keyifli okumalar!
276 syf.
Ümit Yaşar Oğuzcan üretken bir şair ve iflah olmaz bir aşık. Bu kitabında da diğer kitaplarında olduğu gibi aşk ön planda. Tutkulu bir aşık şair.Ayrılıklar kavuşamamak hüzün ve ümitsiz aşklar şiirlerinde ve bu kitabında hemen göze çarpıyor.Kafkanin Milena'ya Mektuplarındaki melankoli burada da yer yer karşımıza çıkıyor. İyi okumalar.
276 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Okurken kelimelerin arasında kayboluyor insan. Şiir okumayı sevenler hiç düşünmemeli. İçerisinde çok güzel nesirler de mevcut.Ümit Yaşar Oğuzcan şiirleri mutluyken de, aşıkken de, ayrılık acısı yaşarken de her daim size bir şeyler katabilecek türden şiirler.

"ne dedimse inanma
seni değil kendimi aldatıyorum
sen istediğin kadar
varlığın ta kendisi ol
ölümsüzlüğün ta kendisi
ben günden güne yok olmaktayım
bütün ışıkları kaldırıp attım bir yana
anlamıyor musun?
gökyüzü güneş olsa
sensiz karanlıktayım"
276 syf.
·16 günde·Beğendi
Gelme diyecektim, geldin. Iyi ettin geldiğine. / Hani sen git demeyecektin bana. / Neden gittin ki? / Gelsene artık.. hiç kavuşmadığı kadına yazılan aşk dolu sözler. Gerçekte böyle bir kadın var mıydı? Ya bütün kadınlar birinin Mihriban'ıydı... Ya da Mihriban hep o kavusulamayan kadındı. O nedenle kitabin ilk baskılarında sevgili Oğuzcan Mihribanin varlığını yok saymış satırlarından çıkarmıştır.

Birinin aşk'a aşkını ilk defa derinden hissettiğim sözler. Hayatım boyunca bildigim öğrendiğim tüm kelimeleri yan yana getirsem aşkı onun kadar iyi tanimlayamazdim. Aşkı betimleyen insanüstü bir lisan söz konusu. Zaman zaman sevgili dışındaki hic birseye inanci olmamis, isyan etmis, sessiz çığlıklarında boğulmuş insanlarin feryadı bu kitap. Tüm kadınların, belki de bana yazılmıştır, sahibi benim bu satırların diyebileceği; gönlün bam telini titreten mektuplar... ama ne diyor şair : "titreme, yanıyorsun."
276 syf.
·5 günde
Ayrılık diye bir şey yok.
Bu bizim yalanımız.
Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?

Yukarıdaki dize ile tanıdım Ümit Yaşar'ı, oğlu Vedat'ın ölümü üzerine yazdığı "Galata" şiiri ile acısını anladım. Şiir Denizi kitaplarını okuyarak karşılıklı konuşma fırsatım oldu, son olarak Aşka Dair Nesirler ile sırlarını öğrendim.

Ümit Yaşar Türk edebiyatının melankolik şairi.
Acıyı, aşkı, sevgiyi, özlemi, ayrılığı ve daha nice ölümsüz duyguları bu kadar saf, yalın ve içten bir anlatımla yazan, kelimeleri insanın kalbine mıh gibi saplayan şairdir o.

Kitap, Ümit Yaşar'ın öldükten sonra yayımlanmasını istemediği şiirler, sahibini arayan mektuplar ve Mihriban'a mektuplar kısımlarından oluşuyor. Kitabı okuyacaklar için sahibini arayan mektuplar kısmını okurken yanınızda bol miktarda peçete bulundurmanız gerekebilir.
Şiirin gücüne ve güzelliğine inanıyorsanız, Ümit Yaşar ile tanışmanız dileğiyle. Şiirle kalın! Keyifli okumalar..
276 syf.
·10/10
İnsanın aşk karşısındaki çaresizliğinin bu kadar güzel anlatılabileceği aklıma gelmezdi. Başucu kitabım oldu. Yıllar önce benimle aynı duyguları, aynı çaresizliği hissetmiş birini bulmak gibiydi bu kitabı okumak. Aşkın güzelliği sizi de çaresiz bıraktıysa ve hiçbir teselli, hiçbir söz sizi anlatamıyor ve anlayamıyorsa okumanızı tavsiye ederim
276 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Sırf, Seninle Kardeş Değiliz şiiri için bile okunur.
Senin o kocaman kocaman bakan gözlerin yok mu,
Nasıl duruyor boşluğunda arzuların anlamıyorum.
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır
Fakat şimdi sana alışıyorum

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşka Dair Nesirler
Baskı tarihi:
Ocak 2008
Sayfa sayısı:
276
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752895249
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
"Gelme diyecektim, geldim. İyi ettim geldiğine. Nerdeyiz? Bir şehir yanıyor, dikkat et. Tutuşabiliriz, işte ilk ateş gözlerine düştü, sonra dudaklarına, saçlarının arasına kıvılcımlar doldu ışıl ışıl.
Yanıyorsun, yanıyorum, yanıyoruz.
Aramakla yetinsek bunlar gelmeyecekti başımıza. Yine de memnunum. İyi ettin geldiğine. Taş olup kalmaktansa, ağaç olup yanmak iyi. Ellerini ver, ellerini. Öpüşmeye susadım. Tırnak uçlarından öpmeye başlayacağım seni. Titreme, yanıyorsun."

Kitabı okuyanlar 656 okur

  • Ayşe Yılmaz
  • Aybike
  • Ahmet Yunus İNCE
  • Zehra
  • Kaan demir
  • piraye canbolat
  • Chandler Bing
  • Casablanca
  • Muhammed İkbal
  • Mergül Çepni

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.4
14-17 Yaş
%4.4
18-24 Yaş
%32.2
25-34 Yaş
%35.6
35-44 Yaş
%17.8
45-54 Yaş
%3.3
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.9
Erkek
%31.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%49.5 (110)
9
%24.3 (54)
8
%16.7 (37)
7
%4.5 (10)
6
%2.3 (5)
5
%1.8 (4)
4
%0
3
%0
2
%0.5 (1)
1
%0.5 (1)

Kitabın sıralamaları