O gece yarısına kadar,köyün erkeğini kadınını, anasının mezarı üstüne kırk gün nur oturduğuna dair, yemin billah ettirmeden yatırmadı. Ama anasının cennete gideceğinden yine de emin olamadı.
Bunlar böyledir, eğlenmesini bilmezler, bunların düğünlerinde kına yakılırken millet ağlaşır, her birşeyleri yaslı. Hele karı kısmı anca gizli gizli, kilerden ekmek çalar gibi oynar.
Bu sokaktan geçen şehirli kısmının çoğu hiçbir şeyi karşılıksız yapmaz. Gülmeyi de. Ya kendisini alsın diye yavuklusuna güler, ya iyi et versin diye kasaba güler, ya oy versin diye halka güler.Böyle karşılıksız gülmeyi bilmez. Durup dururken gülenden de kuşkulanır. Suratını asıverir, benden bir şey isteyecek diye.