Arthur ile Fenchurch, ümitsiz bir şekilde ve hiçbir planları olmaksızın kalabalığı yararak ilerlemeye çalıştılar, ama kalabalığın tamamı da kalabalığı yararak ilerlemeye çalıştığı için bu çabaları onları bir adım bile ileri götürmedi.
Bilgeliğin laneti böyledir işte. Bizi seçimlerimizi yapmakta özgür kılar. Kendi irademizin peşinden gideriz. Ama sonuçlarına da katlanmak zorunda kalırız.
Bazılarımızın pişmanlıklarıyla geçirdiği ömrü diğerlerinden daha uzun olur.
.. fani bedenlerimize ihtiyaç duymayacağımız bir dünya geldiğini söylüyorlar. Bedenlerimizin bizi sıkıştıran hapishaneler olduğunu öne sürüyorlar. Hayır! Bu bir erkeğin fantezisidir. Bir kadının bedeni onu bu dünyaya bağlar. Biz bu hayata, onun zevklerine ve acılarına bağlıyız. Bedenlerimiz mevsimler gibi döner, ay ile birlikte kanarız. Toprak nasıl meyve veriyorsa biz de evlat yetiştiriyoruz. Sonsuza kadar yaşayamayız. Bu doğal değil. Doğru değil…