Gerçek affetme, bir şeyi mazur görmeye çalışarak olmaz. Gerçek hislerimizle yüzleşemedikçe ve acımızı bütün yönleriyle görüp kabul edemedikçe, bize o acıyı çektirenleri de gerçekten affedemeyiz.
İnsanın ruhsal sağlığının bozulmasına yol açan, yaşanan hayal kırıklıkları değil, bu hayal kırıklıklarından dolayı duyulan acının yaşanmasının ve ifadesinin yasak olmasıdır.