Sefaletim beni canımdan öyle bezdirmişti ki, artık bu hayatı mücadeleye değer görmüyordum. Bahtsızlık baskın çıkmış, fena yüklenmişti. Öylesine bitmiştim ki, şimdi eski halimin bir gölgesiydim ancak.
Namuslu bir insan, olduğumun şuuru, beynime vuruyor, karakter sahibi oluşum, gönlümü yüce bir duyguyla dolduruyordu: gemi leşlerinin yüzdüğü bulanık insanlık denizinde bembeyaz bir fenerdim ben.