Altın, aslında istekli bir işçidir. Fırsat kendini gösterdiğinde çoğalmaya heveslidir. Altını kenara koyan her insana en kârlı kullanım olanağı kendiliğinden gelir yıllar geçtikçe şaşırtıcı bir şekilde katlanarak kendini büyütür.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayatımız boyunca bilge hareketlerimiz bize memnuniyet verir ve yardımcı olur. Aynı şekilde akılsızca yaptığımız hareketler de peşimizi bırakmaz ve bizi rahatsız ederler.
Sıcağı, üşümenin ne olduğunu öğrendiğimiz için severiz. Işığı ise karanlıkta kalmanın ne olduğunu anladığımız için. Mutluluğun güzelliği ve bilgeliği ise ancak mutsuzluğun karanlığından gelirsen daha iyi anlaşılır. Bazen mutsuzluk, ileride yaşayacağın mutluluğun itici gücü olabilir.
Sevgi ihtiyaç duyduğun dış dünyada değil senin içindedir. Bunu fark edebilmek ise yalnızlıktan tek başınalığa geçerek olur.Peki, tek başınalığı öğrenmek için kimlere bakmalı, kimi örnek almalısın? Belki tek başınayken bile her şey yolundaymış gibi rahat davranan bebekleri. Bebekler kendilerini oyalama, eğlendirme ve mutlu etmenin yollarını en iyi bilenlerdir. Kendi bedenleriyle oynar, parmaklarını emerler. Kendilerine güvenleri olağanüstüdür. Bir bebeğin emeklemekten yürümeye geçişi sırasında kaç kez düştüğünü bilir misin? Çalışmalar bu rakamın 200'ler civarında olduğunu göstermiş. Bu ne demek anlıyor musun? Çocuk defalarca düşüyor ve tekrar ayağa kalkıp, yürümeye çalışıyor. Düşmek tekrar ayağa kalkmak için bir engel değil,bir neden oluşturuyor. Peki ya erişkinler? İki, üç kez yabancı dil kursuna katılıp, bu işi yapamayacağım diyerek dil kursundan vazgeçenler? İki kez istediği karşılığı bulamayıp, hayal kırıklığına uğradığı için sevmekten vazgeçenler? Çocuklar kendilerine yetişkinlerden daha çok güveniyorlar çünkü onlardan daha çok özgürler.