Berrin balta

 Her insanın içinde iyi ve kötü, yanyana durur. Hangisini beslersen o galip gelir. Diğer dinlerin tanrılarıda öyle değil mi? Hem ödüllendirici, hem cezalandırıcı bir tanrı o da.Büyük dinlerin tanrısı gibi. ” bana inanmayanın boğazından aşağı erimiş kurşun dökerim” diyen bir tanrı, sadece iyi olabilir mi sence evladım? Kullarını en ağır işkencelerle korkutan bir tanrıya iyi diyebilir misin? 
Sayfa 85 - dk·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kısacası bu İslam ülkesinde yüzyıllarca ezilmiş hemcinslerinin intikamını tek bir hayatta almak istercesine pusuda bekler. Güzel kadınlarla giriştiğim her deneme düş kırıklığıyla bittiği için artık bu genellemeyi rahatça yapıyorum. Melek yüzlü ama şeytan gönüllü kadınlar görmeye alıştım artık ben, güzel kadın gördüm mü aklıma kötülük gelmesi bundandır. Gökdelenlerin, Plazaların, modern işyerlerinin, alışveriş merkezlerindeki Uluslararası lüks markaların, yabancı isimli lokantaların yüksek topuklu kadınları bunlar. Sıkı içki içen, her cümlenin yarısını Amerikan aksanıyla İngilizce söyleyen, iyi eğitimli, mis gibi kokan kadınlar; bakire olmayı ya da ilk deneyimi kiminle yaptığını zerre kadar umursamayan kadınlar.(Böyle biri sevgili beni terk ederken, ilk erkeğini unutmazsın herhalde dediğimde yüzüme gülmüş, orta çağı da mı yaşıyoruz beyfendi, diye alay etmişti. Oysa ben, Çinlilerin “ kadın ilk, erkek ise son aşkını unutamaz” Sözüyle avutmaya çalışıyordum kendimi. Sanılanın tersine, erkekler romantizmin kadife yastigina daha çok yaslanma gereksinimi içindeler artık.)
Sayfa 76 - dk·Kitabı okudu
jolie Melek’i tavus
İki yıl önce, polis işkencesinden geçmiş bir öğrenci ile söyleşi yapmıştım. Çocuğu bir mahzene kapatmış ve sakat kalana kadar günlerce işkence yapmışlardı. Ne var ki onun aklı, o mahzen de asılı bir kafeste tutulan kanaryaya takılmıştı. Nefret ettim o kanaryadan diye anlatmıştı bana, o güzel ötüşüyle bana dış dünyayı, baharı, sarmaş dolaş gezinen sevgileri hatırlatıyor, Bu özgürlüğü aklıma getirmesi canımı daha çok yakıyordu. Nefret ediyordum o güzellik simgesi kanaryadan çünkü o mahzende güzelliğe yer yoktu. Şimdi düşünüyorum da belki Jolie bir kanaryaydı; tavus değil kanarya kılığına girmiş bir melek.
Sayfa 73 - dk·Kitabı okudu
Angelina Jolie
Kadıncağız bütün bunlardan sorumlu değildi elbette, politikaları o saptamıyordu ama acılarına hafifletmek için geldiği insanların ızdırabını daha da çok arttırdığını da fark etmiyordu. Paçavralar içindeki aç, üşümüş, umutsuz mülteciler, aralarındaki uçurumu görüyordu. Başka bir hayatın mümkün olduğunu hatırlatan bu simge, daha fazla umutsuzluğa düşmelerinden, daha fazla acı çekmelerinden başka bir işe yaramıyordu. Çünkü özel uçağına binerek pırıltılı hayatına uçarken, mülteciler çadırdaki sobadan zehirlenen çocuklarını çamurlu toprağı gömmeye devam ediyorlardı.
Sayfa 73 - dk·Kitabı okudu
Çocukken Mardin’deki lale Sineması’nda gördüğüm filmlerdeki kovboylar yerine koymuştum kendimi ama Avrupa’ya ilk çıkışımda kovboy değil Kızılderili, beyaz değil zenci olduğum kafama vurulmuştu. Birkaç yıl önce okuduğum, adı galiba mutluluk olan bir romanda denildiği gibi, biz, ülkenin okuryazarları, boşluğa düşen bir Trapezci gibiydik. Doğu askısını bırakmış. Batı askısını da yakalayamadan aşağı düşmüştük
Sayfa 65 - dk·Kitabı okudu