Berrin Turan

Tanrı'nın varlığını inkâr edenler de vardır, varlığını kabul edip önemi olmadığını ve yeryüzünde olan hiçbir seyle ilgilenmediğini söyleyenler de. Üçüncü bir grup ise varlığını ve önemini kabul eder ama Tanrı'nın yeryüzünde olanlarla değil, sadece çok mühim ve ahirete dair işlerle ilgilendiğini söyler. Dördüncü bir grup yeryüzünde olanlarla da ilgilendiğine ama bunu sadece geniş anlamda yaptığına, her bir insanı koruyup kollamadığına inanır. Bir beşinci grupta ise Sokrates ve Ulysses vardir ve onlar şöyle der: Senin bilgin olmadan kımıldamam bile!' "
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Mutsuz birini görürseniz mutsuzluğunun sebebinin yine kendisi olduğunu hatırlatın. Zira Tanrı herkesi mutluluğu anlayabilecek şekilde yarattı.
... Böylelikle insan anlar, eğer bu dünyada güvende olmak istiyorsa bir tek Tanrı'nın varlığına sığınmalıdır.
Eğer insan yaptığı her şeyin kendi kararı olduğuna inanırsa, özgür, mutlu, asil ruhlu ve Tanrı inancına sahip olacaktır. Her şey için Tanrı'ya şükredecek ve olan hiçbir şeyde hata bulmayarak her şeyi kabullenecektir. Ancak kendine değil de dış dünyadakilere inanırsa, korktuğu ve arzuladığı şeyler üzerinde gücü olanların kölesi olacak, özgürlüğü kısıtlanacak ve Tanrı'nın ona zulmettiğini düşünecektir.
Tanrı bana 'Epiktetos eğer mümkün olsaydı seni de sahip olduğun bedeni de tamamen özgür ve başıbos bırakırdım' dedi. Ama sakın ha aldanma, bu beden senin değil. O sadece şekle giren bir kil. Her an yanında olamayacağım için sana kendimden bir parça verdim. Bu benden parça ile bir şeyleri arzulayacak, onlara sahip olacak, yeri gelip onlardan kaçınacak ve mantığını izleyerek bunları anlamlandıracaksın. Bunu görmezden gelmeyip içinde ne varsa ortaya koyarsan asla hayal kırıklığına uğramayacak, engellerle karşılaşmayacaksın. Hiçbir zaman kederlenmeyecek, hiç kimseyi suçlamayacak ya da göklere çıkarmayacaksın. Sahip olduğun bu değeri sakın ha küçümseme. Elindekinin kıymetini bilmelisin' "