Birbirinin peși sıra hızla gelip geçen günler boyunca geleceğini gözetmeyi; kendini ve nereye sürüklendiğini düşünmeyi reddeden, duygularını tahlil etmek istemeyen, muhakemeye burun kıvıran, tuhaf, kafası karışık bir varlık haline geldi.
İnsan denilen yaratığın zihninde yer etmiş olan; kendi renginin,inancının ve siyasetinin en doğrusu, en iyisi olduğuna ve dünyanın dört bir yanına dağılmış diğer tüm insanların
kendisinden daha talihsiz konumlara sahip olduğuna inanmasını sağlayan o yaygın dar görüşlülük, Ruth'da da vardı.