Ay ışığı altında senin yüzüne bakıyorum da oğlum,
riyasız bir uykuya kapadığın kirpiklerin kaligrafi gibi.
Uyuyorsun, çünkü bana sarsılmaz bir güven duyuyorsun.
Afganlılar, Somalililer, Iraklılar, Eritreliler ve Suriyeliler. Hepimiz gündoğumunu hem sabırsızlıkla hem korku içinde bekliyoruz. Hepimiz bir yuva arıyoruz.
Bizim hakkımızda davetsiz misafir dendiğini duydum. İstenmeyenleriz. Kötü talihimizi de alıp başka yere gitmemiz isteniyor.
Bu gece annen burada Mervan,
bu soğuk havada, ayın aydınlattığı bebelerin ve kaygı içinde bilmediğimiz dillerde konuşan kadınların arasında bizimle birlikte.
Yüzünde kırışıklar vardı, ama bunlar bir acının sembolü değildi, belki de son derece güvenilir olan bu banka memuru hiç acı çekmemiş, sadece başkalarının açılarıyla meşgul olmuştu; ama başkalarının acıları insanın yüzünü kırıştıracak derecede tesirli olmazdı elbette, kim bilir...