Uyman gereken yaşamı korumak için sert kanunlar çıkacak küçük adam. Üç, beş ya da on yıl daha veba yaymaya devam edeceksin, çamur atacaksın, entrika çevireceksin, diplomatlık yapacaksın ve engizisyon işkencesi uygulayacaksın ... ama bir gün sen öleceksin küçük adam. Seni, içinin derinliklerinde bulunan temiz sağduyun yenecek
"Toplumun taşıyıcısı olmak için ne yapmalıyım? ... "
Hiçbir şey yapman gerekmiyor. Önüne hedef olarak yeni bir şey koyman da gerekmiyor. Şimdi yaptığını yapmaya devam edeceksin. Tarlanı sürecek, çekicini sallayacak, hastalarını muayene edecek, çocukları oyuna ya da okula götürecek, günlük olaylar üzerine haberler yazacak ve sürekli doğanın gizemlerine nüfuz edeceksin ... Bütün bunları bugün de yapıyorsun. Ama sen bütün bunların önemsiz olduğuna inanıyorsun ve yalnızca Mareşal Decoratus ya da Prens Inflatus ya da soylu şövalyelerin yaptıkları ya da söylediklerinin doğru olduğuna inanıyorsun.
Küçük ve dar kafalı olmasan sen büyüksün küçük adam. Senin büyüklüğün bize kalan tek umuttur küçük adam. İşini severek yaptığında, oymacılıktan, inşa etmekten, resim yapmaktan, dekore etmekten, mavi gökten, geyikten, müzik ve danstan -zevk aldığın zaman sen büyüksün. Büyümekte olan çocuklarına, karının ya da kocanın güzel vücuduna baktığında, yıldızları tanımak için gözlemevine, diğer kadın ve erkeklerin yaşam üzerine düşündüklerini öğrenmek için kütüphaneye gittiğinde sen büyüksün. Büyükbaba olarak torunlarını dizinin üzerine oturttuğun zaman, sevgi dolu çocuksu merakla belirsiz geleceğe baktığın zaman sen büyüksün.