Hayatın yaşattığı bütün aksaklıklarda sakin kalan bir
adam, hayatın olası sıkıntılarının ne kadar çok ve çeşitli
olduğunu bildiğini ve dolayısıyla da mevcut sıkıntıyı olabileceklerin
çok küçük bir parçası olarak gördüğünü belli
eder. Ve tersine, bu sonuncuyu bilen ve dikkate alan
kişi, daima sakin kalır. O zaman Yeter Ki Sonu İyi Bitsin.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her ne kadar
yararlı olabilecekse de hayal gücümüz bir tek bu tür
şeylerle uğraşma eğiliminde değildir: Büsbütün yararsız
şekilde boş hayaller kurar. Buna karşılık herhangi bir talihsizlik
bizi gerçekten tehdit ettiğinde hayal gücü sık
sık bunu canlandırmakla meşgul olur, meseleyi sürekli
büyütür, yakınlaştırır ve olduğundan daha korkutucu
hale getirir. Güzel bir rüyadan olduğu gibi, böyle bir rüyadan
uyanmakla silkinip kendimizi kurtaramayız. Gerçeklik
bu rüyayı hemen çürütür, bizse olasılık dahilindekileri
kadere bırakırız. Karanlık hayallerden uyanırken
böyle olmaz. Burada meselenin ·olabilirlik derecesine
ilişkin ölçütten yoksunuzdur. Onları kendimize yaklaştırmışızdır, önümüzde durmaktadırlar, olabilirlikleri
çoğunlukla kesindir, bizim için olasılık haline gelirler ve
büyük korku çekeri z. Refahımız ve sıkıntılarımızla ilgili
şeyleri salt kavramlarla ve Soyut olarak hareket eden
yargı gücüyle, sade ve soğukkanlı düşünüşle ele almamız
gerekir. Hayal gücü bunlara yaklaşmamalıdır. Zira
yargıda bulunamaz. Bize bir imge gösteri r. Ve bu da ruh
halini daha da işe yaramaz ve çoğunlukla da rahatsızlık
verecek şekilde harekete geçirir. - Demek ki: Hayal gücü
dizginlenecek !
Hayatın bizi ilgilendiren meseleleri dağınık, bölük
pörçük, birbiriyle ilintisiz, en keskin zıtlık içinde, bizim
meselemiz olmaktan başka bir ortaklık taşımadan ortaya
çıktıklarından ve karmakarışık olduklarından, onlar üzerine
düşünüşümüzün ve endişe edişimizin de aynı şekilde
bölük pörçük olması gerekir ki bunlarla uyum içinde
olsun. Demek oluyor ki soyutlayabilmeliyiz, her meseleyi
ona ait olan zamanda düşünmeli, yerine getirmeli, tadını
çıkarmalı, ona katlanmalı, diğer her şeyle ilgili olarak
endişelenmeyi bir kenara bırakmalıyız - adeta düşüncelerimizin
çekmeceleri olmalıdır ki birini açtığımızda
diğerlerini kapayalım. O zaman yoğun bir endişe
mevcut andan alacağımız her küçük zevki mahvedip
bütün huzurumuzu kaçırmaz ve bir düşünce diğerini
bastırmaz -