Heathcliff

Heathcliff
.. düşüncelerimin ve sözcüklerimin etrafına çit çekmek istiyorum ki, bahçeme domuzlar ve bağnazlar giremesin! instagram.com/bertay27
Hayatın yaşattığı bütün aksaklıklarda sakin kalan bir adam, hayatın olası sıkıntılarının ne kadar çok ve çeşitli olduğunu bildiğini ve dolayısıyla da mevcut sıkıntıyı olabileceklerin çok küçük bir parçası olarak gördüğünü belli eder. Ve tersine, bu sonuncuyu bilen ve dikkate alan kişi, daima sakin kalır. O zaman Yeter Ki Sonu İyi Bitsin.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
.. S ana görünen defne çelengi, Mutluluktan çok acının işareti
Her ne kadar yararlı olabilecekse de hayal gücümüz bir tek bu tür şeylerle uğraşma eğiliminde değildir: Büsbütün yararsız şekilde boş hayaller kurar. Buna karşılık herhangi bir talihsizlik bizi gerçekten tehdit ettiğinde hayal gücü sık sık bunu canlandırmakla meşgul olur, meseleyi sürekli büyütür, yakınlaştırır ve olduğundan daha korkutucu hale getirir. Güzel bir rüyadan olduğu gibi, böyle bir rüyadan uyanmakla silkinip kendimizi kurtaramayız. Gerçeklik bu rüyayı hemen çürütür, bizse olasılık dahilindekileri kadere bırakırız. Karanlık hayallerden uyanırken böyle olmaz. Burada meselenin ·olabilirlik derecesine ilişkin ölçütten yoksunuzdur. Onları kendimize yaklaştırmışızdır, önümüzde durmaktadırlar, olabilirlikleri çoğunlukla kesindir, bizim için olasılık haline gelirler ve büyük korku çekeri z. Refahımız ve sıkıntılarımızla ilgili şeyleri salt kavramlarla ve Soyut olarak hareket eden yargı gücüyle, sade ve soğukkanlı düşünüşle ele almamız gerekir. Hayal gücü bunlara yaklaşmamalıdır. Zira yargıda bulunamaz. Bize bir imge gösteri r. Ve bu da ruh halini daha da işe yaramaz ve çoğunlukla da rahatsızlık verecek şekilde harekete geçirir. - Demek ki: Hayal gücü dizginlenecek !
Hayatın bizi ilgilendiren meseleleri dağınık, bölük pörçük, birbiriyle ilintisiz, en keskin zıtlık içinde, bizim meselemiz olmaktan başka bir ortaklık taşımadan ortaya çıktıklarından ve karmakarışık olduklarından, onlar üzerine düşünüşümüzün ve endişe edişimizin de aynı şekilde bölük pörçük olması gerekir ki bunlarla uyum içinde olsun. Demek oluyor ki soyutlayabilmeliyiz, her meseleyi ona ait olan zamanda düşünmeli, yerine getirmeli, tadını çıkarmalı, ona katlanmalı, diğer her şeyle ilgili olarak endişelenmeyi bir kenara bırakmalıyız - adeta düşüncelerimizin çekmeceleri olmalıdır ki birini açtığımızda diğerlerini kapayalım. O zaman yoğun bir endişe mevcut andan alacağımız her küçük zevki mahvedip bütün huzurumuzu kaçırmaz ve bir düşünce diğerini bastırmaz -