Starbucks’ın sattığı şey kahveden ibaret değil. Müşteriler kendi tercihleri doğrultusunda kişiye özel kahveler ısmarlayabiliyor. Benim kahvemle önümde sıra bekleyen kızın ya da adamın kahvesi farklı. Kahvemi benim zevkime göre hazırlamakla kalmayıp, üzerine de adımı, yani (çoğunlukla) sadece bana ait olan bir şeyi yazıyor. Dört dolara bana özel ve farklı olduğumu, kimseye benzemediğimi hatırlatıyor. Kendimi farklı hissetmenin karşılığında bu fiyat pek de ağır bir bedel değil.
Hepimizin bir günde yirmi dört saati var. Başarılı olanlarla olmayanlar arasındaki en büyük fark zamanı doğru kullanmayı bilip bilmemekle ilgilidir. Size önerim; enerjinizi en değerli olan şeylere harcayın.