"Bir kitapta şöyle bir şey okumuştum: 'Anlamsız yaşam'. O anda anlamıştım bunun ne demek olduğunu. Böyle bir yaşamı biliyorum çünkü... Düşünceler vardır, ama birbirine bağlı değildirler, çobansız koyunlar gibi dolaşır dururlar kafalarda, onları bir araya toplayacak kimse yoktur. Anlamsız yaşam dediği bu olsa gerek. Arkama bakmadan kaçardım öyle bir yaşamdan. Bir şeyleri anlamaya başladığında nasıl acı çekiyor insan."
"Her yerde ne çok var bu nefis güzelliklerden; gel gelelim, hepsi gizli bize, hepsi yanımızdan biz görmeden gelip geçiyor. İnsanlar bir telaş içindeler, hiçbir şeyden haberleri yok, hiçbir şeyin tadını çıkaramıyorlar; buna zamanları da yok, istekleri de... Yeryüzünün ne denli zengin olduğunu, üzerinde ilginç ne çok canlının yaşadığını bilselerdi ne çok mutlu olurlardı. Oysa her şey insanlar için, her insan her şey için..."
"Karanlık bir yaşamın insanları olarak bizler her şeyi hissederiz, ama duygularımızı dile getirmekte zorlanırız, duygularımızı anladığımız, ama dile getiremediğimiz için kendimizden utanırız. Ve çoğu zaman utancımızdan, düşüncelerimize kızarız. Her yandan vurur bize yaşam, iğneler bizi, biraz dinlenmek isteriz, ama düşüncelerimiz engel olur buna."