Büyükelçinin kendi hükumetini savunmaya yönelik açıklamalarına izin verilmemişti. Fransızların kendi dillerinde konuşma hassasiyetini iyi bilen İsmail Cem, ‘ana dili’ gibi Fransızca konuşmasına karşın bu kez Türkçe konuşmuştu.
Cem’in bu tavrı, daha önce Fransızca konuştuğu büyükelçiyi şok etmişti. Diplomatik kaynaklara göre, Cem, ‘Aynı dilleri konuşabilmemize rağmen sizinle anlaşamıyoruz’ mesajını vermişti.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Siyaset ne zaman güçsüzleşmişse asker Türkiye’de güç kazanmıştır. Cumhuriyet’ten önce de böyledir. Siyaset güçsüzse güç kazanmıştır, siyaset güçlüyse talimatını yerine getirmiştir. Çok meşhur bir asker lafı vardır: Emir almayan, emir vermeye başlar.
Siyaset, bürokrasi, işadamı ve mafya 1990‘ların yolsuzluk olgusunun dört elemanıydı. Siyaset ve bürokrasi, aldığı karar ve uygulamalarla ekonomik rantı yaratır, sonra iş adamları ve mafyayla aralarında paylaşırlardı.
1993, 95, 96… O yıllarda biz çok önemliydik Yani her şeyi, herkesten bir gün önce bilirdik gazeteler olarak. Ertesi gün milletin ne kadarını bileceğinin kararını verme gücümüz vardı.
Dinç Bilgin
1990’ların sonunda Türkiye’de bankalar üçe ayrılıyordu: kar etmek için kurulanlar, zarar etmek için yönetilenler ve organize suçlara alet edilenler. 2001 krizinin sebepleri arasında son ikisi de vardı.