Bu dünyanın dışında kendini nasıl hissettiğini sokaktaki çiftçi ve evsizlere bakarak tespit edebilirsin. Tek cevap içeride veya dışarıda, açık veya kapalı, 1 ya da 0 oluyor. Bu, dijital dünyanın doğası, üçüncü bir seçeneği tanımıyor. Yani artık bütün dünyanın da doğası. Biraz’ı tanımıyor, belki’yi tanımıyor, o olmazsa bu olur’u tanımıyor; ara tonlamaları sevmiyor.
2007 yılından beri, insanlardan çok makineler iletişim halinde. Dijital dünya, gerçek dünyanın her alanını kapsıyor; telefonlarımızda, gözlüklerimizde, akıllı saatlerimizde ve giyilmeye müsait şeylerde, televizyonlar, kahve makineleri ve otomobiller, yakında gıdalarımızda, giysilerimizde, zeminde, duvarlarda, suda, havada, bedenimizde. Dijital dünya çoktan gerçek dünyaya dönüştü!
İnternetteki bir hizmetten faydalanmak, yabancı bir şehirdeki taksi sürücüsünden seni iyi bir otele götürmesini istemek gibi bir şey. Şanslıysan seni götürür. İkinci bir alternatif seni kendince iyi bulduğu bir otele götürmesi, ancak ne yazık ki iyi algısı seninkinden çok daha farklı. Ve en sık rastlanan durumlarda seni, kuzeninin oteline götürmesi. Ama sen neye ulaşmaya çalışıyorsun?
… tarafsız arama sonucu diye bir şey yok. Aynı şey internetteki bir çok sonuç ve öneri için de geçerli. Bu nedenle bilgi özgürlüğünden değil, bilgi filtrelemesinden bahsediyoruz. Hiçbiri gerçek anlamda tarafsız değil.