İçine itildiği yalnızlıkta onun için neredeyse bir oğul, bir sevgili olmuştu Loulou. Parmaklarına tırmanıyor, dudaklarını gagalıyor, başlığına tünüyor ve başını sütanneler gibi sallayıp öne eğdiğinde, başlığın geniş kanatlarıyla kuşun kanatları birlikte titreşiyorlardı.
İki kadının gözleri buluştu, yaşla doldu; sonunda hanımefendi kollarını açtı, hizmetçi bu kollara atıldı ve birbirlerine sarıldılar; onları eşit kılan bir öpücükle acılarından avundular.