Bir komutan için en büyük düşman etrafa korku salandır. Türkler gerçekten cesur ve göründükleri yerde dehşetli korku yaratıyorlar. Süngü takmış, parıltılar içinde bir uzun insan hattı Allah Allah bağırışlarıyla üzerinize koşuyor.
Yüzbaşı Nazmi Akpınar yardımcısına dedi ki:
”İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkelerin ulaştıkları ileri ve yüksek bir medeniyet var. Bu gelişmişliğin bunlara bir olgunluk, doygunluk vermesi, bilgelik, incelik, hoşgörü, soyluluk kazandırmış olması gerekirdi. Barışcı, adil ve örnek olmaları, yol göstermeleri, insanlığı ve hakkı korumaları, güzellikleri ve iyiliklere öncülük etmeleri beklenirdi. Tam tersini yapıyorlar. İlkel bir insandan daha yırtıcı, acımasız, kaba ve benciller. Durmadan dünyayı sömürüyor, doymuyor, yetinmiyor, sürekli daha fazlasını istiyorlar. İnsanlığı kandırmak için güzelliğe övgü düzüyor ama hiç durmadan çirkinlikler yapıyorlar. Küçük bir çıkar için bir milleti mahvedebilirler. Bana inanmazsan tarihe bak!”
Günlüğüne şu kısa notu düştü:
“ Lanet olsun böyle medeniyete!”
Sizin gölgeniz bile bu düşmanı yenmeye yeter. Türk’ün gücü bitmez. Türk’ün can evinde her zaman zor gün için yedek güç bulunur. Haydi gelin namus görevimizi yapalım, vatan anamızı koruyalım!