Betül Koçak

Durmayacak, dinlenmeyecek, çalışacaktı... Memleketi kaplayan tembelliği, durgunluğu havsalası almıyordu. "Bu uyuşukluk, bu kayıtsızlık ne?" diye kendi kendine soruyor, cevabını bulamıyordu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
insan kalbinde daima yer bulan kötülükçülüğe, kı­yıcılığa karşı uzun süre şaşkınlıkla düşündü, çözemedi...
Korktu. Kelimenin bütün manasıyla korktu...
Biz, diyordu, şimdi burada ağıla çekilmiş bir koyun sürüsü gibiyiz; bu gemiciler köyün meyhanesinde şişeleri doldurup ahırımızda eğlentiye hazırlanan eşkiya çetesine benziyor; bağıracaklar, gülecekler, biz zavallı gözlerimizi sahneye dikerek, kulaklarımızı dolduran gürültülerden baygınlaşarak, o koyunlar gibi esir, zoraki uyuklayacağız.
Gesi bağlarında bir top gülüm var Hey Allah'tan korkmaz sana bana ölüm var.