Bu ülkede herkes isini o kadar kötü yapıyor ki işinizi doğru dürüst yapip da başarili olmama ihtimaliniz yok..
Mutluluğun, sahip olduğunuz gomleklerle ilgisi olmadığını farkettiginiz gün, her sey sizin icin harika olacak.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Başariya daha az muhtaç olun.
Karşıniza bir problem çiktiğinda bilin ki aşarsınız. Yeter ki çıkın karşısina problemin ve onu yeneceğinizi bağira çağira söyleyin. Hayata hiç isyan etmeyin. Öncelikle şunu kabul edin, hayat adil değil. Hiçbirimiz, hiçbir canli eşit yaratılmadi. Başımıza gelenler de esit değil. Önce hayatın adil olmadiğını kabul etmelisiniz. İşine akıl erdirebildiğiniz bir Tanrı, Tanrı değildir.
"Kaderimizi biz mi belirliyoruz?" Lisede din dersi hocam olan, sonrasinda çok az öğrenci-öğretmen arasında olabilecek bir dostluğumuzun olduğu Mehmet Alkan Hocam çok güzel açıklamıştı kaderi: "Hayatınız bir film şeridi gibi Allah'in önündedir. Tüm hayatınız.. Geçmişinizi ve geleceğinizi gösteren tüm kareleri oradan görebilir, kolay kolay müdahale etmez. Hayatınızı ve kaderinizi siz belirlersiniz
Başinıza neler geldiğinden çok, sizin içinizde neler olduğu önemlidir. Hayatınizın %10'unu belki dış faktörler belirler, %90ini ise sizin yaptıklarınız ve yapmanız gerektiği hâlde yapmadıklarınız belirler.
"Kendinizi başkasının ayakkabilarının içinde hissetmelisiniz" diyorlar ya, bence daha önemlisi kendinizi gerçekten kendi ayakkabilarınızın içinde hissedebilmeniz ve kendinizi suyun akışına bırakmamanız.