"Andolsun, size içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir, size çok düşkündür, müminlere karşı şefkat ve merhamet doludur. "
(Tevbe/128)
Mi'rac'da Hz. İbrahim, Peygamber Efendimize (sav) şöyle demiştir: "Ümmetin cennet için çok fidan diksin. Oranın toprağı verimli, arazisi ise geniştir. Cennete dikilen fidan ise şu sözdür. "Subhanallahi ve'l-hamdulillahi ve lâ ilahe illallahu vallâhu ekber" Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih ederim. Hamd O'na mahsustur. O'ndan başka ilah yoktur. En büyük O'dur."
Tirmizi, "Daavát", 60
Allah'ı açıkça inkâr edemeyen bazı kişiler "Peygamberlere ne lüzum var?" diyerek nübüvveti göz ardı etmeye başlamışlardır. Nübüvvetin insanlığa kazandırdığı maddi-manevi değerleri görmezden gelmişlerdir. Ancak bu görüşler, doğrudan "Peygamberi inkâr ediyoruz." demek yerine, "Allah kâinatı yarattı ama dinlere ne gerek var?" veya "Allah yaratıcıdır ancak neden insan hayatına müdahale etsin?" gibi ifadelerle yayılmaktadır. Bu sözlerin arka planında peygamberlik müessesini ve peygamberleri inkâr söz konusudur.