Fehvâ

Adın Senin
Saçlarına can veren yıldızlar nerde gülüm Hangi ferman dokundu bakışlarına senin Belki sahrada değil, şimdi göklerde gülüm Taşıyor bulutları gözlerinde, nazenin Senin her kirpiğinde bir dervişin ahı var Muhteris aynaların eskidiği yerdesin Yüzünde en çaresiz devlerin günahı var Zamanı sonsuzluğa bağlayan mahşerdesin Divan-ı harbe giden yiğitlerin ardında Kanayan kitaplara gül götüren yağmurum Hüznü bir tabut gibi buluyorum derdinde Senin toprağın için çırpınıp ağlıyorum Memnû bir zerrin kadar edâlı ve soylusun Gamzelerinde nazlı kıvılcımlar gizlenir Bağbozumunda bile yediveren boylusun Gün olur ki, kalbinde gözlerim filizlenir Bu sevda dayanılmaz bir ağıttır zülfünde Rüzgarın her bûsesi içimde kurşun olur Yıldız kayar, ay susar geceye güldüğünde Dağda çiğdem solarken çölde ceylan vurulur Ben bu yol ayrımında sensiz olsam ne çıkar Kahra göçen kuşların kanatlarında kaldın Ölümün gözyaşları bir gün hicranı yıkar Tarihe bir sır gibi düşer senin de adın Nurullah Genç
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Resûlullah aleyhissalatu vesselam, "tatlı söz sadakadır" buyuruyor. Kur'an'ımız da "insanlara güzel sözler söyleyin (Bakara suresi, 83. ayet) demektedir:
İnternet ve cep telefonu herkesi büyük bir siyasetçi, ilim adami ve feylesof yaptı. Aristo mezarından kalksa iş bulamaz. Herkes feylesof. Masrafsız, diploma lazım değil. Din de zaten herkesin en iyi bildiği iş. Koca bir âlimi hayatında Kur'an'ı hatmetmemiş insanlar eleştirebiliyor. Bu laubaliliğe karşı da dikkatli ve özenli olmak lazımdır.
Bunu özellikle vurguluyoruz ki internetin atılıp bırakılacak bir şey olmadığını, alınıp Allah'a teslim edilmesi gerektiğini bilelim. Birileri üzümü şarap yapmak için kullanırsa biz soframızda iftar etmek için kullanırız; ama şarap yapılabiliyor diye üzüme düşmanlığın mana si yoktur.
Sigara içen bir şairin fotoğrafını kullanmak da sigaraya karşı refleksin -velev otuz sene sonra olsun- zayıflaması ihtimali sebebiyle bu kurala tâbidir. Göz, gördüklerini beyine taşır ve beyin de kendisine gelenleri atmaz, stoklar. Bir noktaya geldikten sonra da stoktakilere göre sahibini yönlendirir.