Müslümanlar, ilkin, kendi ülkelerini, yani Ortadoğu'yu, her türlü dış, yabancı, batıl ideolojinin, kızıl ve kara emperyalizmin, kültür ve madde emperyalizmlerinin etkisinden kurtarıp temizledikten sonra bütün islâm dünyasını, sonra müslümanlaşmış genç bir kita olan Afrika'yı kurtaracaklar, daha sonra da bütün insanlığın islâm nimetinden faydalanarak kurtuluşa ermeleri için çalışacaklardır. Müslüman aydınlara düşen, işte böyle büyük ve aydınlık bir geleceği hedef almaktır. Amaç budur. Büyük amaç budur. Biz, inanmış kişiler olarak bu büyük aydınlığa, Allah'ın yaktığı sönmez islâm ışığının bu büyük aydınlığına doğru koşmak ve insanlığı bu ışıga doğru çekmek için ileri atılmalıyız. Bundan ötesi, Allah'ın vâd ettiği zaferden başka ne olacaktır?
Bir yüzü şeytana dönük, daha doğrusu şeytandan yapılmış, bir yanı nefse dönük, daha doğrusu nefsten örülme ve bir mit insanının toplanmış putlaşma demek olan tağut, insanı Allah'a tapın madan alıkoyan ve insanın şahsında tapınma duygusunu kendisine çevirmek isteyen her şey ve herkestir. Çağımızda da ne kadar çok tağutlar, tağut taklit çileri, tağutlaşanlar, tağutluğa özenenler vardır. Ve insanı Allah'a tapınmaktan alıkoyan her şeyde ve her insanda mutlaka tağuttan bir iz, bir işaret vardır, üzerlerinden bir tağut soluğu geçmiştir bu şeylerin ve bu insanların.