Dışardan ne yapıyor görünürse görünsün, kişinin gönlünün hep Allah'la olması, onu bütün davranışlarından ölçülü yapacak, küçük önemsiz görünen işlerinde bile ona bir ibadet sevabı kazandıracaktır.
Namazdayken aklı fikri namazın dışında olan insan kaybetti. Namazda iken namazda olmaz,gönlü yaratıcıda olmak, hem o namazı, hem de o kişiyi yüceltti, makbul kıldı.
Vakit namazını beklerken, imamın beş on kişilik bir cemaata, küçük bir halka oluşturup bir şeyler anlattığına şahit oldum. Birkaç dakika da ben dinledim. Yolculuk esnasında uğradığım küçük bir semt camisi idi. İmamın söylediği bir cümle hiç aklımdan çıkmaz. Şöyleydi :
-Namazda iken, namazda olun.
Nuri Pakdil Edebiyat Dergisi 'nin Ekim 1979 sayısında :"Daha da vahimi, insanlarda gittikçe daha da belirginleşen kişiliksizliktir. Sürüleşmek." diyor ve ilave ediyor :"Kişiliksizliği yaygınlaştırmak gibi bir işlevi de oldu yirminci yüzyılın. Çünkü insanoğlu en çok bu yüzyılda aşağılandı, savunmasız bırakıldı."
Mümin kişi yolunu seçmiştir. Doğru istikamete koyulmuştur. Ama işte bütün tehlikler, şeytanın bütün mesaisi, nefsin bütün tuzakları bu yolun üzerindedir. Şeytan azmış insanları ne yapsın? Onun hedefi, doğru yolda temiz bir kalple ibadete koyulmuş olanlardır. Bu nedenle, mümin, her an bir yol ayrımındadır, doğru ile yanlış, son nefese kadar sürecek bir sınamanın araçları olarak, her an adımının altında olacaktır.