Kendilerini tam olarak değiştiremeyenler, bir yerden sonra başkalarının varlığını putlaştırır, onu daha bir ulaşılmaz hale getirirler. Artık kendileri yok, kendilerini varlıklarında erittikleri ideal olan başkaları vardır.
İçimde, bütün şehirleri cıva gibi yer değiştiren bulanık bir atlas var. Kimden ödünç kaldıysa, üstünde iz sürülmekten yıpranmış; kim yürüdüyse, silmiş bütün tabelaları.
Bu kasaba son birkaç yılda köklü bir değişiklik geçirmişti. Kendi bulgurunu haşlayan, mısırını öğüten, çayını kurutan, güneşte pestilini pişiren kalmamıştı. Market zincirleri kasabaya, masallardaki devler diyarına gökten inen ay yüzlü kuş gözlü bir dilber gibi gelmiş, tüm bunları alıp götürmüştü. Şimdi herkes aynı tada sahip ve pişirince odaya aynı kokuyu salan şeylerle yemeklerini yapıyordu.