Akıl olmayınca duygu gerçekten her şeyi silip götüren bir akıntı gibidir ama duyguların yola sokmadığı akıl da insanların boğazından geçmeyecek kadar acı ve sert bir lokmaya benzer.
Onu keskin ve yoğun bir özlem duygusu uyandırmıştı. Yakıcı yeri boş kalan, içini sızlatan bir özlem duygusu ama bu duygunun nereye yöneldiği belli değildi. Öylesine bir özlemdi işte; belki boşluğa ,belki hiçbir yere, belki de özlem duygusunun ta kendisine.