Okuduğum kitapların incelemesini hiç yapmamıştım; bu benim ilk denemem. Hep merak ederdim, “Acaba hangi kitabın incelemesini yazmak isterim?” diye… Bu kitabın sayfalarında ilerledikçe hissettim ki, başlamam gereken ilk kitap kesinlikle bu olmalı.
Bu eser bir Anı-Roman. Yazar, kendi anılarını ve hayata iz bırakmış babasıyla yaşadığı kalıntıları sade, sıcak ve etkileyici bir dille aktarıyor. Bazı cümleler beni içten içe eski günlerime götürdü; bazıları ise özlediğim, çok geride kalmış zamanlara daldırdı.
Sevgili yazarla aynı yerlerden yaralı olmak tuhaf bir yakınlık hissettirdi. Koca dünyada yalnız olmadığımı, bazı duyguların aslında ne kadar evrensel olduğunu fark ettim. Alıntılar, hayatımda yaşadığım, yaşayamadığım ve yaşamak istediğim anlara dokundu. Yaşadığım anılar için şükür; yaşayamayacaklarım için ise derin bir hüzün bıraktı içimde…
İnsan, her mutlu ve güzel günde yokluğunu hissettiği anlara yeniden yük bindiriyor sanki… O ağırlık, bazı satırlarda daha da belirginleşiyor.