📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu platformda kitabı ilk okuyan olarak yapıyorum bu incelemeyi haliyle biraz heyecan var. Şimdiden incelemeyle ilgili yapacağım bir hata varsa affola…
Kelebeğin Ayak Sesleri ile tanımıştım canım yazarı Seda Nida Demir
incelemesini yaptım merak edenler için bırakıyorum buraya. #185461895Kavaklar ve Kökler Kadar kitabına gelecek olursak genel görüşümü bildirip akabinde incelemeye geçecem o kadar güzel betimlemeler yapılmış ki kitaba dair, sürükleyeci ve bi o kadar can alıcı. Bu kitapta ki kahramanımız Suzan… Kelebeğin Ayak Sesleri ‘rinde ki feza’ya nazaran daha çok sevdim Suzan’ı
Kadın kahramanımızı kitap nasıl ele almış ona bakalım:
Dünyaya meydan okuyan, yalnızlığıyla kalabalıklaşan, mutluluğun yegâne şartını beyaz atlı prenslere bağlamayan, bir ağaç fidanından ormana evrilen Suzan’ın, dünyaya kök salış hikâyesini anlatıyor Kavaklar
ve Kökler Kadar. Toplum baskısıyla beraber sandıklara kapatılan hevesli yaşanamamışlıklar, sayfalarca birikmiş karakalem resimler, milenyumu umutla bekleyen 90’ların sonunda bir İstanbul, köksüzlüğe rağmen filizlenen bir ağaç olma arzusu…
Güzel yazarımız , Kavaklar ve Kökler Kadar adlı romanında, yeniden doğuşu simgeleyen kavaklar gibi bir kadının hayata köklenişini, sosyolojik bağların yansımalarını ve insana baktığı pencereyi bizlere aktarıyor.
Kavaklar ve Kökler Kadar, sadece bir roman değil, aynı zamanda bir ruh haritası. Okuru, Suzan’ın yaşadığı kendine ait olan o efsunlu dünyaya, aldığı radikal kararlarla birlikte şekillenen yolculuğuna davet ediyor.
Bazen Suzanın yaşadıklarına şahit olmak için evli olman gerekmez yaşadığın coğrafya, doğduğun ev o aile de yaşayanların çoğunda bu muameleyi görebiliyorsun. Peki nedir bu muamele bir alıntı ile açıklayalım
“Suzan! peynir!” O, bu cümleyi kafasında, “ karıcığım, biraz peynir getirir misin?” Diye çevirir,