Kitabın başları gerçekten güzeldi, özellikle karakterlerin duygularını ve birbirlerine yaklaşma çabalarını okumak keyif vericiydi. Ancak sayfalar ilerledikçe, özellikle 300. sayfalardan sonra hikâye benim için sıkıcı bir hâl almaya başladı. Bir türlü gönül rahatlığıyla birbirlerini sevemediler; sürekli bir engel, bir geçmiş meselesi ya da eski bir karakterin ortaya çıkışıyla hikâye bölündü. Bu durum bir süre sonra duygusal yoğunluğu azaltıp hikâyeyi uzatılmış gibi hissettirdi. Bence bu, konunun tam anlamıyla oturmamış olmasından da kaynaklanıyor olabilir.
Ayrıca kitabın kendini çok tekrarladığını fark ettim. Özellikle iki taraftan birinin sürekli özür dilemek zorunda kalması, bir noktadan sonra aynı döngüye girmiş hissi uyandırıyor. Okuyucu olarak yeni bir gelişme, farklı bir duygu ya da ilerleme görmek istiyorsunuz ama hikâye sizi bu beklentiyle baş başa bırakıyor. Bu tekrarlar kitabın akıcılığını zayıflatmış.
Genel olarak duygusal teması güzel olsa da, konu işlenişi bakımından daha derli toplu ve ilerleyici olsaydı çok daha etkileyici bir kitap olabilirdi. Bu sebeplerden dolayı kitabı devam ettirmedim ve yarım bırakmak zorunda kaldım.