Bir an için her şey apaçık ortadaydı ve böyle olduğu zamanlarda gözünüz artık dünyayı görmez. Hepimiz içten içe bu gerçeği bilmiyor muyuz? Hayat dediğin dişlilerden ve çarklardan ibaret hayali bir saati andırsa da, aslında birbiriyle uyumlu bağırışlardan ve yankılardan oluşan bir mekanizma değil mi? Ötesinde ne var? Altında ve etrafında? Kaos. Fırtınalar. Çekiçli adamlar, bıçaklı adamlar, silahlı adamlar. Ezemediklerini bozan ve anlayamadıklarını küçümseyen kadınlar. Ortasında ölümlülerin karanlığa meydan okurcasına dans ettikleri aydınlık bir sahne ile korku ve acı dolu bir evren.
Derin bir nefes aldığında omuzları hafifçe titredi, sonra, nefesini verirken öfkesini kustu: "Çok kızgınım. Hayatın adil olmadığı nı biliyorum, herkes bilir ama bu kadar zalim olmak zorunda mı? Dişlerini geçirmese olmuyor mu?"