Eliyle şöyle boşver anlamına gelen bir hareket yaptı, sonra zihinlerinden geçirip de birbirlerine söyleyemedikleri şeylerle yüklü, acı bir sessizlik çöktü odaya.
Hadi bakalım, özgürsünüz artık diyerek bir köşeye atmışlardı zavallıları: Evet, açlıktan ölme özgürlüğü. Seçildikten sonra gidip göbeğini şişiren, yoksulları eski pabucundan bile az düşünen ensesi kalınlara oy vermek kimsenin karnını doyurmuyordu.
Tanın izi bile yoktu ölü gökyüzünde, yalnız kok fırınlarıyla yüksek fırınların bacası tütüyor, karanlığın içindeki gizi ortaya çıkarmamakla birlikte, ufkun o parçasını kızıla boyuyordu.