Neresi benim yerim bilmiyorum. Nerede durmalıyım, nereye gitmeliyim, bilmiyorum. Sanki herkesin bir yeri varmış, herkes sığmış şu dünyaya da bir ben ait olduğum yerimi bulamamışım, bir ben sığamamışım dünyaya gibi hissediyorum.”
içimi bazen durduk yere bi buhran sarıyor üzüntü basıyor, nedenini uzun süredir merak ediyorum öğrendim ki, üzüldüğüm şeylerin içimde birikmesiymiş, dışa vuramamakmış.
“bugün, şükrü erbaş’ın şu cümlesine bıraktım kendimi, “durduğun yerde değersiz bir bütün olarak kalmaktansa, parçalana parçalana gitmenin büyük doğruluğuna inanmak.”