Harry Potter ve Azkaban Tutsağı, J.K. Rowling’in dünyaca ünlü serisinin üçüncü halkasıdır. Hem kitabı hem de filmiyle seri için bir dönüm noktası kabul edilir; çünkü hikaye bu noktadan itibaren daha karanlık ve derin bir atmosfere bürünmeye başlar.
Harry, Hogwarts'taki üçüncü yılına hazırlanırken, büyücü hapishanesi Azkaban'dan kaçan azılı katil Sirius Black'in peşinde olduğunu öğrenir. Herkes Black'in Lord Voldemort'un sağ kolu olduğuna ve Harry'yi öldürmeye geldiğine inanmaktadır.
Okulda güvenlik amacıyla Ruh Emiciler (insanların mutluluğunu emen varlıklar) görevlendirilir. Harry, bu süreçte yeni Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretmeni Remus Lupin'den kendini savunmayı (Patronus büyüsü) öğrenirken; aslında geçmişi, ailesi ve Sirius Black hakkında bildiği her şeyin göründüğü gibi olmadığını fark edecektir.
Bu bölüm, Harry’nin çocukluktan ergenliğe geçişini simgeler. İlk kez hikayede mutlak "iyi" ve "kötü" kavramları grileşmeye başlar. Ayrıca Harry'nin ailesinin geçmişiyle ilgili en derin bağlar bu kitapta kurulur.