Yıllardır kurduğu hayalin cesedi, batmak üzere olan güneş gibi bir yerlere tutunmaya, artık somutluğunu yitirmiş bir şeylere dokunmaya, mutsuzlukla, çaresizlikle kaybolan o sesi yakalamaya çalışıyordu.
Bir cümle bi anlığına dilimde şekilenir gibi olduğunda dudaklarım aptalca aralandı. Sanki konuşmak, nefes almaktan çok daha kolaydı. Oysa dudaklarımdan tek bir hece dökülmedi. Sonunda dilimin ucundaki her neyse sonsuzlukta yitip gitti.
-"Geçmişi tekrar yaşayamazsın."
+"Geçmişi tekrar yaşayamaz mısın ?" diye bağırdı, duyduklarına inanamıyormuş gibi. "Tabi ki yaşayabilirsin"
...
Geçmişten fazlasıyla bahsetmesi, anladığım kadarıyla bir şeyleri düzeltmek istediği anlamına geliyordu...
O zamandan beri hayatı karmakarışık olmuştu, hayatını bir türlü düzene sokamamıştı, oysa başlangıç noktasına geri dönüp her şeyin üzerinden tekrar tekrar geçerse belki gözden kaçırdığının ne olduğunu bulabilirdi...
Kafasındaki hayali uzun zamandır yaşatmış, başından sonuna düşlemiş, deyin yerindeyse akıl almaz bir sebatla dişlerini sıkarak sabretmişti.simdi hayali gerçekleştiği için olsa gerek aşırı kurulmuş bir saat gibi adeta koşmaya başlamıştı.