“Memnun oldum," dedi Mehtap kesinlikle şuh bir tavırla. Bence herkese karşı böyle davranıyordu. Yine de bütün erkekler gibi ahmak olduğumdan, hoşuma gitmişti tavrı.”
“Sen kutlu insan, belki bugüne kadar hep içten içe insanların başlarına gelen felaketleri hak ettiğine inandın. Bunu yüksek sesle dile getirmemiş olabilirsin elbette. Ama o sokaklarda o saatte gezen birinin gaspa uğramasını, on dakikada bir sigara içen birinin kansere yakalanmasını, hatta fikirlerine az çok sempatiyle yaklaştığın devlet karşıtlarının kurşunlanmasını dahi bir ölçüde normal kabul etmedin mi? Hatta biraz daha ileri gidip bu inancın, her gün hiçbir şey olmamış gibi hayatını sürdürmeni sağlayan adalet duygunu beslediğini söylemek çok mu yanlış olur?”