Begüm Değer

7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2025 13:25
Fournier’in Türkçe’ye çevrilmiş son kitabı. Bu kitabı sevdim. Gerçekten tadımlık, nüktedan ve naif. Fournier’in asıl tarzı. Hayvanları konuşturup dünya genelince yapmış olduğu çıkarımları da çok hoş.
Ne Düşünüyorsun?Jean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 2025218 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
4/10
·92 syf.··
2025 11. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2025 23:01
Aforizmaların boşluğu ve çokluğu hoşuma gitmedi. Bana göre kitabın en ilginç tarafı yazarın 18 yaşında yazmış olması. Başta anlatıcının anlattığı kitap çok da ilerlemeden 'kambur'un anlatısına dönmüş. Fikir olarak güzel ama fikrin edebiyata yansıması bence vasat. Mizahi tarafı da bana Fournier'ı hatırlattı. O kadar güzel metinler okuduktan sonra hatırlamasam da olurdu kendilerini :) Yani çok söylenecek bir şey olduğunu düşünmüyorum, popüler kültür demek istiyorum!
KamburŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20198,6bin okunma
10/10
·268 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2025 06:55
Hem yazarın derdini anlamak hem de kitabı anlamak zor. O sebeple olacak ki kitabın sevmeyeni de çok. Fakat ben bu tarz kitaplara bayılıyorum. Bu Woolf olduğu için değil, tamamen teknik meselesi. Ki Woolf bu kitabı için çok da içine sinmediğini belirtmiş. Herkesin bildiği gibi deneysel roman, kardeşinden esinleniyor karakteri yaratırken..gibi gibi. Ama bence daha önemli şeyler de var yapmaya çalıştığı ve yaptığı. Öncelikle bildungsroman özellikleri taşıyor ama tam bildungsroman da denilemez bence. Teknik anlamda oluşum romanı değil. Sinematografik anlatım, yazarın omzundaki kamerayla romana bakıyor olmak ve daha da mühimi nesnel bağlantılılık. Romanı zor kılan şey de tam da bu. Nesnelerle ilişkilendirip karakteri tanımaya çalışmak. Mesela romanda Jacob’ın heyecanlı olduğunu okuyarak öğrenemeyiz direkt yazmaz “Jacob heyecanlandı” diye. Nesnelerle olan ilişkisinden anlarız ki heyacanlanmış, üzülmüş.. vs. Bilinç akışı tekniğini ilk kez bu romanda kullanmış. Okur olarak kitaptaki Jacob karakterini çevresindeki karakterlerden öğreniyoruz, nesnelere yüklenilen anlamlardan seçebiliyoruz. Başta da belirttiğim gibi deneysel roman eksikleri var ama ben bayıldım!! Olay örgüsü yok deniliyor ama var. Fakat okurun beklediği gibi şimdi ne olacak, arka sayfaya geçeyim hemen gibi bir magazinsel olay örgüsü yok. Jacob’un çocukluğu, Cambridge’a gitmesi, Londra’ya taşınması gibi ayırabiliriz. Zaman ve mekan karışık net değil. Olay bulmaya çalışmak kitabın asıl meselesini kaçırmak olabilir. Ana temalarından biri ölüm ve yas. Jacob’ın annesinin önce eşinin ölmesi sonra kardeşinin ve tabi Jacob’ın ölmesi. Boşluk ve yalnızlık hissi de yine temalardan biri. Ben bu tadı veren metinleri seviyorum, okuması zor ama akıcı.
Jacob'ın OdasıVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 2023577 okunma
USTA İŞİ EDEBİYAT
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2025 02:08
Sosyal adaletsizliğin bu şekilde bir kurgu ile anlatılmasını okumak inanılmaz keyifliydi. Kitapta savunulan şey; sosyal devlet ve sosyal devlet olmadığında bundan en mağdur olanlar kadınlar ve çocuklar. Yani ZAVALLILAR. Sosyal adaletin olmadığı bir yerde kadına yüklenilen anlam ya anne olmak ya da fahişe olmak. Bu toplumsal meseleyi anlatırken yazar edebiyatını ustaca konuşturmuş. Bella karakteri toplumu içselleştirmeyen, toplumun dışında kalan, zihnine ket vurmayan ve her şeyi çat diye söyleyen bir karakter. 'İd' bu romanda Bella. Baxter ve Mccandle ise süperego ve egoyu temsil ediyorlar. Bella'nın zekasının gelişimi ise çevresel faktörler ile oluyor. Aslında çevreniz manevi anlamda zenginse aptallık seviyeniz düşük oluyor, tam tersi ise zeki iseniz bile bir yerden sonra çevresel faktörler sebebi ile yontuluyorsunuz. Baxter karakteri de Bella'nın zeka gelişiminde kilit faktör. Yazarın tekniği muazzam. Mektup yazması, dipnotları eklemesi, metni yazarken başka metinlere bulunulan atıflar bu metinlerarasılığı o kadar iyi kullanmış ki asla okurken rahatsız etmiyor. Mektupların sayfalar ilerledikçe yazım şeklinin değişiminde bile nüanslar var. Eserin niyeti, yazarın niyetini aşmış durumda.
ZavallılarAlasdair Gray · İthaki Yayınları · 20241,154 okunma
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2025 02:18
İlk olarak yazardan bahsedeyim. Anne tarafından Marquez'in, baba tarafından Elizondo'nun torunu. Bu sebeple olacak ki güçlü bir kalemi var yazarın. Kitapta bir uyuşturucu bağımlısının yaşam-ölüm arasındaki geçişlerini okuyoruz. Kitabın adında da geçen kitapta da çokça geçen 'kız' argoda eroin anlamında kullanılan bir söz. Kitabın ilk sayfalarında dipnot olarak veriliyor. Anlatıcı ölümüne yetecek dozda uyuşturucusunu alıp hiç bilmediği bir köye gidiyor ve oda kiralıyor. Bundan sonra ise anlatıcın zihninden geçenleri okuyoruz. Yazarın ise edebiyatını. Hayal ile gerçekliğin iç içe olduğu bu kısa roman bence büyülü gerçekçi bir roman değil. Yazarımız Meksika edebiyatının BOOM kuşağı dediğimiz yazarlarından. Latin Amerika'ya özgülenmiş 'büyülü gerçekçilik' hırkasını üzerlerinden atmak isteyenlerden Alejandro Zambra gibi. Depresif, karanlık kısa bir metin ancak güçlü bir metin.
Kız'la RandevuMateo García Elizondo · Siren Yayınları · 202564 okunma