Felaketler, cinayetler, ölümler, salgınlar değildir bizi yaşlandıran ve öldüren; insanların nasıl baktıkları ve güldükleri, otobüslerin basamaklarını nasıl hızla tırmandıklarıdır.
Bazı insanlar yolu adımbeadım izlerler, hatta kendileri küçük bir adım daha atarlar, birkaç santim kadar, sona doğru; başkalarıysa oldukları yerde dışsal işaretleri gözlerler.
Doğru, sözcükler duyulmuyordu. Bir zihin başka bir zihnin üzerinde silinmemecesine iz bıraktığında ortaya çıkan gizli bir paylaşımdı, ruhun esnek bir hali.