Begüm Değer

Kendine inananın yaşayabilmesi, mümkün değil-kendine inanan, başka hiçbir şeye inanamaz. Başkalarını inandırma çabası, kendine ait inanç kırıntılarından bir an önce kurtulma isteğidir. Ah, bu söylediklerime de bir inanan olsa... -olsa da hemen bunlara da ihanet etsem. İnanç ile şüphe etmenin dışındaki yol nedir ki... İnanç, bilmediği halde şüphe etmemek; ötekiyse, bilmediği halde şüphe etmektir.
Sayfa 72·Kitabı okudu
Reklam
Benden, bana kayıtsız kalınması ile benden nefret edilmesi arasında bir seçim yapmam istense, tereddütsüz, nefreti seçerim- kayıtsız kalınacak bir yanım yoktur. Ve ben söylemek isterim ki, her şeye ve herkese kayıtsızım. Değilmişim gibi davrandığım durumlar, yaşıyormuşum gibi yapma zorunluluğumdandır.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Birisinin ölümüne üzülmek bile, o kimse için bambaşka bir ölüm düşlediğiniz içindir. O nedenle, insan yaşamı yarıda bırakıp, başka bir şekilde çekip gitmelidir. Yaşayanlar arasında bulamadığını orada bulabilir. Tıpkı cümleler gibi: Çoğu cümlenin başı doğru, sonu yalandır-bunun gibi...
Sayfa 19·Kitabı okudu
10/10
·268 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2025 06:55
Hem yazarın derdini anlamak hem de kitabı anlamak zor. O sebeple olacak ki kitabın sevmeyeni de çok. Fakat ben bu tarz kitaplara bayılıyorum. Bu Woolf olduğu için değil, tamamen teknik meselesi. Ki Woolf bu kitabı için çok da içine sinmediğini belirtmiş. Herkesin bildiği gibi deneysel roman, kardeşinden esinleniyor karakteri yaratırken..gibi gibi. Ama bence daha önemli şeyler de var yapmaya çalıştığı ve yaptığı. Öncelikle bildungsroman özellikleri taşıyor ama tam bildungsroman da denilemez bence. Teknik anlamda oluşum romanı değil. Sinematografik anlatım, yazarın omzundaki kamerayla romana bakıyor olmak ve daha da mühimi nesnel bağlantılılık. Romanı zor kılan şey de tam da bu. Nesnelerle ilişkilendirip karakteri tanımaya çalışmak. Mesela romanda Jacob’ın heyecanlı olduğunu okuyarak öğrenemeyiz direkt yazmaz “Jacob heyecanlandı” diye. Nesnelerle olan ilişkisinden anlarız ki heyacanlanmış, üzülmüş.. vs. Bilinç akışı tekniğini ilk kez bu romanda kullanmış. Okur olarak kitaptaki Jacob karakterini çevresindeki karakterlerden öğreniyoruz, nesnelere yüklenilen anlamlardan seçebiliyoruz. Başta da belirttiğim gibi deneysel roman eksikleri var ama ben bayıldım!! Olay örgüsü yok deniliyor ama var. Fakat okurun beklediği gibi şimdi ne olacak, arka sayfaya geçeyim hemen gibi bir magazinsel olay örgüsü yok. Jacob’un çocukluğu, Cambridge’a gitmesi, Londra’ya taşınması gibi ayırabiliriz. Zaman ve mekan karışık net değil. Olay bulmaya çalışmak kitabın asıl meselesini kaçırmak olabilir. Ana temalarından biri ölüm ve yas. Jacob’ın annesinin önce eşinin ölmesi sonra kardeşinin ve tabi Jacob’ın ölmesi. Boşluk ve yalnızlık hissi de yine temalardan biri. Ben bu tadı veren metinleri seviyorum, okuması zor ama akıcı.
Jacob'ın OdasıVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 2023579 okunma

Begüm Değer

, bir kitap okudu
10/10
·268 syf.··
Beğendi
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2025 06:55
·
2025 10. kitabı
Virginia Woolf
6.3/10 · 579 okunma
Reklam